Yegâne hak din olma sıfatını taşıyan İslam dininin ilkelerinin ve hassasiyetlerinin amacı ve hedefi, insanın fıtrattan gelen zorunlu değerleri ve özellikleri (zarurât-ı hamse) olan can, mal, akıl, nesil ve din güvenliğini sağlamak, bunlara yönelik tehditlere karşı savunma refleksi oluşturmaktır. Bu zorunlu değerlerin ihmali veya yok sayılması, insanın doğal hayatını ve sürekliliğini tehlikeye sokacağı gibi dinin de...
Girizgâh Dünyada hayat, insanla anlamlıdır. İnsan da var oluş hakikatine tam tâbiyetle yüksek bir idrak seviyesi ile her şeyin farkında olmakla mükelleftir. Böylelikle, bir erkekle bir dişiden yaratılan, kavimlere ve kabilelere ayrılan ve birbirleri ile tanışıp bilişmek ve nihayet hayırda ve iyilikte yarışmak durumundadır. Mesele insan ve toplum olunca haliyle...
İmam Hatip Liseleri bu millete altın tepsi içinde ikram edilmiş Rabbimizin bir lütfudur. Bu okullarda öğretmen ve idareci olmak da bizlere verilen büyük bir nimettir. Rabbim hizmet ve gayretlerinizi daim etsin ve bu nimetin şükrünü eda edebilmeyi nasip etsin. Birçok arkadaşımın gayretini biliyorum, çok şey yapma çabası içindeler, elleri dert...
(Geçmişe Dair, Nostalji Yazısı) O yıllarda cumartesi günü öğlene kadar ders olurdu. Bir cumartesi günü ilkokul ikinci sınıfın ilk dönemi bitti, karneleri aldık. Ben sevinçliyim. Karnemde tüm dersler pekiyi, Tabi sevinçle dedeme koştum. -Dede karneleri aldık, karne tatiline girdik, karnem pekiyi. Dedem: -Benim okumam yok ama öğretmenine dün sordum. Bana pekiyi...
Ankara Yıldırım Beyazıt üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yıldırım yeni yıla yeni eserle girdi: Bir Hadis Bir Sünnet Maneviyat iklimi üçaylar idrak edip Ramazan ayına yaklaşırken Prof. Dr. Ahmet Yıldırım tam da ramazanın maneviyat iklimine uygun, mana ve mefhumu ile gönüllere hitap eden bir eser yayınladı. Ramazan...
Kırk Gece’de tefsir etti kelam-ı Rabbü’l-izzeti, Lütf-ı ihsan oldu halka Şeyh Abdülmetin İzeti Nihani Girizgâh Gönül dokuyan, sîne hakkeden ve aklımıza ışıklar salan ruh hamurkârları hiç şüphesiz mülkün efendileridir. Âlemin Varlık Sebebi’nin edep, irfan, hikmet ve muhabbet tâlimgâhında ders gördükleri için yaşadıkları toplumun mânâ direkleri olarak gökkubbeye dayanaktırlar. İnsanlık, onlar...
Günlük yaşamda tasarruf kavramı genellikle elektrik, su ve maddi harcamalar üzerinden ele alınmaktadır. Evden çıkarken boş odanın ışığını kapatırız. Musluğu açık bırakmamaya çalışırız. Gereksiz bir sayfayı yazdırmayız. Bir yaprak kâğıdın ormanlarımızı tüketeceğini düşünürüz. Bir dilim ekmeği çöpe atmayız. Eskimeyen giyeceklerimizi kullanmaya devam ederiz. Peki ya internette? Sınırsız internet paketlerimiz çoğumuza...
Sanayi Devrimi’nin getirdiği mekanik dünya görüşünün, yalnızca üretim biçimlerimizi değil, aynı zamanda insanı ve toplumu anlama şeklimizi de kökten dönüştürdüğü yadsınamaz bir gerçektir. Bu yeni dünya tasavvurunda, verimlilik ve standartlaşma en yüce değerler olarak kutsanırken, insan ruhunun karmaşıklığı ve biricikliği, ölçülebilir ve kontrol edilebilir birimlere indirgendi. Eğitimin modern serüveni de...
Emekli edebiyat öğretmeni olan dayımla ‘insan, hayat, hastalık, ölüm’ mevzuları üzerine sohbet ederken bir söz söyledi: “Vadesi yetmeyen hastalar başında, vadesi yeten sağlar oturur.” Bu, bir atasözüymüş. İlk defa duyduğum bu şiir gibi atasözünü hemen not aldım. Öldü, ölecek diye beklenen hastaların başındaki nice sağlıklı kimselerin nasıl da kayıp gittiğini...
Eskiden kitaba ulaşılamıyordu. 1970 ve 1980’li yıllarda kitap kemiyeti çoğaldı ve yayıncılar arttı. Şimdi de yayıncılık eskisine göre biraz geriledi ve yavaşladı. İdealist anlamda okuma oranı düştü. Şimdi insanlar öğrenme merakıyla alakalı değil işleriyle ilgili okuyorlar. Halk bolluktan dolayı pek kitaba rağbet etmiyor. İlgi daha ziyade dijital dünyaya kaydı. Kitaba...
Tutunamayanlar neden az okundu? Mühendis ve yazar Oğuz Atay’ın kült eseri “Tutunamayanlar” 1971–1972’de TRT Roman Ödülü aldı, 1972’de kitap olarak yayımlandı. Bu afili karşılama töreninin ışığı kısa bir zaman sonra söndü. Roman, dönemin okur beklentisine ters düştü. Türkiye’de roman hâlâ büyük ölçüde toplumcu gerçekçi çizgideydi. Açık olay örgüsü. Tanıdık tipler....