eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Eda TOSUN

Deneme ve hikâye yazarı. Yaşamak ve yaşatmak için insana ve insanca olana pencereler açarak yazıyor.
    01.07.2025 19:46
    İki dalın arasına kurulan salıncakta gidip gelmiş ruhumuz. Yeşili zimmetlenmiş ağrılar bir tüy kadar hafif, bir yaprak kadar içli ve nahif. Gözlerini kundağa sarmaya çalışırken kirpikler, düşlerin arasından toprağa düşüyor, anasından kalma süt dişler. Rüyalar seni görüyordu gözleri açıkken. Yuvasına...
    26.05.2025 10:00
    Çok sevdiğiniz birisini kaybedince, eksiliyor insan haliyle. Annemi kaybettiğimde küçüktüm. Neyi kaybettiğimi zamanla fark ettim. Yüzümün yarısını kaybettim. An oldu ellerimi, bazı zamanlar da ayaklarım yoktu. Öyle anlar da oldu ki, başımda bir tel saç yoktu. Annesi ölen her çocuk,...
    30.04.2025 20:50
    Sahili olmayan bir denize bakar gibisin o’na bakınca. Göğsünde iman taşıdığına o kadar emindin ki, o kadar da inanmıştın iki bedenin bir ruh içinde hapsolmuşluğuna. Ne ilgisi mi var bunların imanla? Ben de sana soruyorum işte, Yusuf’un gömleğiyle aynı olsa...
    19.04.2025 11:04
    Karanlığa, belki de bir gölgeye yazılmıştı şiirler. Okuyunca gözleri dolmamıştı, gönlünde unutulmuş bir türkü gelmemişti aklına. Öyle hissiz, öyle duygusuz! Yoksa aklımın bir vedaya sığacak kadar gururu mu yoktu? Saçlarımı tarayan ellerin o sıcak buğusu mu soğudu? Dudaklarının arasından zoraki...
    12.04.2025 10:00
    Kitaplar, duyguları gönül rahatlığıyla sayfalara döküp teslim edeceğimiz konforu sunar bize. Rafa yaklaşırken başlar iç huzur. Gönül önce orayı dizayn etmiştir. Kitapsız bir oda ruhsuz bir beden gibidir der Cicero… Ömrün kabuğunu soymaya kapağından, sonra da arka yazısından başlarız. Dokunmak...
    21.03.2025 19:00
    Şöyle bir pencereden dünyaya baktım da; Şiirden başka ne menem dünya… Sevdanın rengi ve tadı, bir beyaz kâğıtla başlayacağını bilmiyordum. Gözlerimle nasıl öptüğümü şimdi hatırladım. Kendi bahçesinde, meyvelerin çiçeğe duruşunu seyrettim önce. Suyunu verdiğim fesleğen, leylak kimi zaman adını bilmediğim...
    12.03.2025 17:00
    Kırılan bir şeyler vardı. İlk göze çarpan ayağı. Haliyle kanepe düz durmuyordu. Süngerleri görünüyor, kenarında da pas lekesi, yani baktığımızda çirkin bir görüntüye sahipti. Kumaşı da oldukça kirliydi. Komşumuz Hasan amca onu atmaya karar vermiş olacak ki, kapının önüne bırakıp...
    01.03.2025 10:00
    Sobanın yanında hep bir minder olurdu. Annem birazdan oturacak diye beklediğim o minderin huzura eşlik ettiğini, üzerindeki çiçeklerin ruhumda yaşattığı dinginliği arayacak günlerin geleceğini söylemediler ki. Annemin her zaman bir işi olurdu. Oturduğu zamanlar ise ben uyuyor olurdum. Günün yorgunluğundan...
    21.02.2025 00:01
    Her akşam saat altıda evine gelen komşumuz İsmet amcayı, pencere önünde beklerdi babam. Canım sıkıldı der pencere önüne annemin diktiği minderi koyar, dirseklerini de onun üzerine, gelene geçene bakar, şimdi geçer İsmet amcan derdi. Hava soğuk olunca annem kızardı:”bey şu...
    13.02.2025 19:48
    Hulusi amcam sevilmeyecek adam değildi. Fakat her geçen gün yeni bir kafes satın alıyordu kendisine. Karşılığında bitmek bilmeyen sevgiyi, heyecanlı kalp atışını, bazen gözlerindeki ışığı, dilinden dökülecek şahane fikirleri veriyordu. Her kafes onu daha da olduğu yere çakıyor, sabit fikirlere...