18. yüzyıldan itibaren Batı’da Aydınlanma düşüncesi, insan aklını mutlak bir otorite olarak yüceltti. Kültür, gelenek ve din, toplumsal hayattan birer birer çekilirken eğitim de bu sekülerleşmenin en açık biçimde hissedildiği alan oldu. Artık hayatın merkezinde ilahi bir ölçü değil, insan aklının sınırları bulunuyordu. Bu dönüşüm, eğitim anlayışına da yansıdı: teori...
Mirasların buluşması: Şerif Hüseyin ile Suud ailesi bir zamanlar Osmanlı mirası üzerine kavga ediyorlardı. Patronları İngilizler ikisine de alan açmıştı. Kutsal topraklar Suudi ailesinin denetimine bırakılmıştır. Şerif Hüseyin’in çocuklarına da Irak ve Ürdün’de sus payı verilmiştir. Şerif Hüseyin Hazreti Peygamberin torunu olduğunu iddia ediyor, Suud ailesi de Vehhabilerin hamisi olarak...
Eğitimi dünyevileştirdik. Pragmatizm, eğitimin şiarı haline geldi dolayısıyla. Seküler, batıcı ve dünyevi insanlar yetişiyor her tür eğitimden artık. Bundan ülkemiz de payını alıyor elbette. Hemen her ülkede Batı dışı olan yani seküler olmayan düşünceler çağdışı kabul ediliyor. Bu nedenle her tür meşrepten hükümetlerin milli eğitim bakanlarının yaptıkları her uygulamanın yahut...