18. yüzyıldan itibaren Batı’da Aydınlanma düşüncesi, insan aklını mutlak bir otorite olarak yüceltti. Kültür, gelenek ve din, toplumsal hayattan birer birer çekilirken eğitim de bu sekülerleşmenin en açık biçimde hissedildiği alan oldu. Artık hayatın merkezinde ilahi bir ölçü değil, insan aklının sınırları bulunuyordu. Bu dönüşüm, eğitim anlayışına da yansıdı: teori...
Akılcı özgürlüğün kuramcısı Hegel ile doğallıkta erdem arayan filozof Rousseau’nun özgürlük anlayışı benzerlik taşır. Her ikisi de özgürlüğü toplumsal bir bağlam içinde görür vebireyin kendi aklına ve yasalarına itaat etmesini salık verir. Hegel’e göre sosyal ödevler, bireyin özünü kazanma yoludur ve haklar, ödevlerle orantılıdır. Nietzsche ise özgürlüğü elde edilmesi gereken,...
“Doğ ey kuyruk yıldızı, ülker kümesiBilirim en çorak toprağın bile var bir kehânetiBir kerâmeti.”Sezai Karakoç/ Taha’nın Kitabı, s.19 Bizim neden bir çiçek bahçemiz yok? Ve ekilen tohumlardan neden yıldız çiçekleri fışkırmaz? Mâni olan ne, gökyolunda yürümeye? Eğitim sıralamasında niçin hâlâ dünyanın çok gerisindeyiz? Penelope’nun örgüsüdür eğitim sistemimiz. Gündüz gergefte...