Diyarbakır’da Mevlidhanların, gazelhanların, nüktedanların, şairlerin, siyasilerin ve çay tiryakilerinin vazgeçilmez mekanı idi Aziz Babatlı’nın Babatlı Çayevi. Orası bir Çayevi değil adata bir fikir kulubu, bir dergah veya bir zikirhâne idi. Diyarbakır’ın fikiri, edebi, siyasi ve musiki nefesi sanki tüm bölgeye buradan yayılırdı. Oranın en büyük nişanesi ise, insanların o dar...
Osmanlı Devleti, içten ve dıştan gelen hücumlar, oyunlar, kumpaslar neticesinde yıkılmış bir devlettir. Büyük devletlerin büyük haini olur. İhanetin büyüğü de içeriden gelir. Bu bağlamda Bürütüs sadece Roma’da görülmez bizde de epey Bürütüs vardır. M. Kemal’in Gençliğe Hitabe’sinde bahsettiği “dahili bedhahlar”la aslında bu hainler kastedilir. Lisede İnkılap Tarihi öğretmenimiz bir...
Liseden Üniversiteye giden yolda beraber olduk onunla. O, her dem munis ve ehli dil biri idi. Ondan incinen birinin varlığına asla şahid olmadım bugüne dek. Onunla Beykapısı Mahallesinde Kur’an hocasına giderken; köşedeki evlerinin kapısında bana verdiği selamla tanıştım. Ve bu selam, onunla karşılaştığım ilk günden bugüne dek o selamla oluşan...
Halka hizmeti Hakk’a hizmet anlayışıyla, siyaseti ibadet ve cihat niyetiyle yapan, askerlik yapmakla, vergi vermekle, mükellef sayılan ancak, yönetme hakkı tanınmayan Müslümanlara devlet yönetme, idari kadrolarda görev alma haklarının bulunduğunu hatırlatan 54. Hükümetin Başbakanı Millî Görüşün Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız:”İslamsız saadet olmaz. Şuursuz Müslüman olmaz. Cihadsız İslam Olmaz.”...
“Doksan dokuzu kaybetmeyen; biri bulamaz!” derdim her gördüğümde Mehmet Selim Çiçek’i. O da buna sevinerek güler ve yürekten inanırdı. Çünkü o şeyh ailesinden gelen terbiye ile tasavvufa vakıf bir idi. Bu tasavvuf bilgisini dedesi şeyh Mustafa Efendiden almıştı. Dedesi şeyh Mustafa Efendi alim, müderris ve mürşid bir zat idi. Bölgede...
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Ölümsüzlük alemine yelken açan Ali Haydar Öztürk ağabey yolunuz açık olsun. Ali Haydar ağabey güzel hemşeri ,iyi bir insan ve iyi bir dost idi. O, Urfa’nın Büyük Doğucu yedi vefalı güzel insanlarından biri idi. Onun vefatından sonra Urfalı yedi vefalı güzel insandan Büyük Doğucu...
Bugün 25 Eylül 2024 Çarşamba , öğlen vaktinde Elazığ’dan Hasan Belhan , Nedim İlci beyi aramıştı :“ Haberiniz oldu mu Mehmet Nuri Kahraman’ın vefat etmiş? “ diye söyleyince Nedim bey de haberim olmadı. Benden sordu. Benim de haberim yoktu.Kısa bir müddet geçmemişti ki, kara haber tez yayılır fevhasınca dostlardan peş...
Yıl 1975 idi. Yurtta boşalan altı İl de Senatörlük seçimleri vardı. Urfa’da da iki Senatörlük için seçim yapılacaktı. Milli Selamet Partisinin Senatör adayı Mehmet Yetkin Hoca idi. Mehmet Yetkin kibar, bilge, hatır şinas, munis bir zat idi. Şık giyinen bir Urfa beyefendisi idi. Konuşurken kelimeleri lügattan cımbızla çeker öyle konuşurdu....
Bugün O’da dönüşü olmayan sonsuz yolculuğa çıktı. Bu mübarek günlerde sefer eyledi dâr ü bekaya . Yüce Nebi buyurur : “Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem ateşinden azad olan Ramazan ayının” mağfiret kısmında ; yatsı namazını Buhara Mescidi’nde Teravih namazıyla birlikte eda ederek evinde temiz bir şekilde ebedi...
İsmini Şanlıurfa Belediye Başkanlığına ilk defa aday olduğu 25 mart 1984 mahalli seçimlerine giderken Milli Gazete’de ki bir manşet haberle duydum. Bütün Türkiye ile birlikte kendisiyle yapılmış röportaja atılan ‘’kazanmasına kesin gözüyle bakılan… Urfa’yı İki binli Yıllara Hazırlayacak Adam’’ manşeti ve sonrasında tanıdım. Hatipliği ile şöhreti büyüyen partiye ve Türkiye’ye...