Medeniyet kavramının en bariz vasfının tüm insan deneyimlerini tutarlı ilişkiler ağı içerisinde bir araya getirecek bir “bütünlük” ilkesi sunması ya da din, bilim, felsefe estetik gibi insani etkinlik alanlarını tutarlı, kapsamlı ve dengeli bir şekilde bir araya getirilmesi, olduğu söylenebilir. Bu husus medeniyetin esasen insanlığın ideal düzen arayışlarının bir yansıması...
İnsan plan yapar, kader gülermiş. Depremin üzerinden 45 gün geçti. 5 Şubat’ta kimsenin tahmin edemediği gelişmeleri 6 Şubat’tan sonra yaşamaya başladık. 50 binden fazla insanımız vefat etti, yüz binden fazla insanımız yaralandı. 14 milyona yakın insan göç etti veya çadırlarda yaşıyor. Annesini, babasını, yavrusunu kaybeden on binlerce insan büyük acılar...
Eğitim alanında Batı aleminin ya da küresel sistemin egemenliği eskiden olduğu gibi savaşlarla, fiili işgallerle, özgün düşünen entelektüellerin yok edilmesiyle temin edilmemektedir. Küresel sistemin çekiciliği söz konusu egemenliğin istenmesine yol açmakta; toplumlar, “ilerlemek, gelişmek, kalkınmak, ekonomik refah” için eğitim sistemlerini gönüllü olarak küresel eğilimlere “uydurmaktadır. Cemil Meriç’in oryantalizm hakkında yapmış...
İdari çalışmalarımın yanında kültürel ve sanatsal çabalar içine de giriyordum. Zaman bulabildiğim oranda kütüphaneme kapanıyordum. Mevzuat ezberlemek zevk vermiyordu. Sık sık birilerinin keyfi, çıkarı, siyasi getirisi için değişen konular, tüzükler, yönetmelikler bana göre değerini yitirmiş, meşruiyetini kaybetmiş, fakir ve zavallı kitleleri güçlü kesimler adına zabtu-rap altına almak gayesinden öte ulvilik...