Sebilürreşâd Mecmuası adına 1913 senesinde çıkmışolduğu Avrupa seyahatinde, Ömer Ferit Bey’i şaşkınlığa düşüren sahnelerden birisi de dükkânlarda karşılaştığı muameledir. Onun, Avrupalıların ticaret ya da diğer bir ifadeyle esnaflık ahlâkına dair şu tespiti sanırım bizde de fazlasıyla şaşkınlık oluşturacaktır. Bizzat kendi kaleminden Cenevre’deki mağazalarda karşılaştığı muamele şöyle tasvir edilmektedir: “Mağazaya girince insana gayet nazikçe davranıyorlar. Hatta insan birçok şeylere bakıp...
Köyümüze elektrik geldiği yıl, fakültede üçüncü sınıf öğrencisiydim. Yaz tatilinde imece usulü yapılan bazı çalışmalara destek olmak istedim. Bir gece yarısı birkaç köylüyle muhtarın evindeki toplantıya iştirak ettim. Hattı yapan şirketin yetkilisi olan mühendis, o gece orada işçilerin başındaki usta ile muhtar ve köylülere; “Ustacığım, muhtarım, arkadaşlar! Şimdi gözlerinizi kapatın....
Abdulbaki DEĞER Hırsızlık yaptığından şüphelenilen işçi hakkında anlatılan eski bir hikâye vardır: ‘Her akşam fabrikadan ayrılırken işçinin önünde ittiği el arabası dikkatlice incelenir. Bekçiler hiçbir şey bulamazlar; araba hep boştur. Sonunda mesele anlaşılır: İşçinin çaldığı şey ortadaki el arabalarıdır. Bekçilerin ortadaki el arabası gerçeğini görememesi gibi bizler de hayatımızın orta...