Osmanlı Devleti, kurulduğundan itibaren Rumeli adını verdiği Avrupa kıtasındaki topraklarda kalıcı bir yurt edinme vizyonuna sahipti. Millet sistemi ile İslam dininden olmayan ve soy itibarıyla da Türk olmayan Balkan ve Doğu Avrupa halklarının dini kolektif kimliklerini tanıdı ve bu halkları, kurduğu devlet düzeni içine dahil etti. Osmanlı yönetim felsefesinin temellerini...
Felsefe geleneğinde “düşünen canlı” olarak tanımlanan insan, akıl sahibi olmakla öteki canlılardan ayrılmaktadır. Fârâbî, düşünmeyi bir “iç konuşma” olarak tanımlamış, bu sebeple gramerin lisanın mantığı, mantığın da düşünmenin grameri olduğunu ima etmiştir (İḥṣâʾü’l-ʿulûm). Sözlüklerde düşünmek eylemi “Zihninde bir şey canlandırmak, elde edilen bilgilere zihnî faaliyet uygulayarak düşünce meydana getirmek, fikretmek; tefekkür...
Rehberlik insanlığın doğuşundan itibaren doğrudan olmasa da dolaylı olarak hep var olmuştur. Çünkü insan yönlendirilmeye, ileriye gitmeye, kontrol edilmeye ihtiyaç duymuştur. Aynı zamanda da insan doğası gereği konuşma, iletişim kurma, paylaşımdan vazgeçmemiştir. İnsanoğlunun başlıca bu özellikleri rehberlik alanının konuları arasındadır. Rehberlik; rehberlikle ilgili kavramlar yeni olsa da rehberliğin menşei daha...
Son dönem mütefekkir ve münevverlerimizin eserlerine ve makalelerine bakıldığında, çoğunlukla ‘medreseler ve ıslahı’ konu başlığını görmek mümkündür. Âkif, zamanın âlim ve âkillerinden biraz farklı bir bakışı sergilemektedir. O, kültür ve medeniyet inşasında medreselerin rolünü ve katkısını unutmaz. İlim tarihimizde, medreselerin işlevi ve katkısını kendi zamanıyla karşılaştırarak hatırlatmaktadır. Düşünürümüz, medreselerin...