Yeni yeni etrafını, kendini tanımaya başlayan bebeklere ‘’hani burnun, hani gözün, hani kulağın soruları hep sorulur’ bilirsiniz. O da farkına varmanın mutluluğu, öğrenmenin tadıyla büyük bir özgüvenle elini sorulan azalara götürür. Ah ne de şendir ne de sevimli… Büyüdükçe insan ‘hani kalbin’ sorusuna çokça muhatap olsa ya… Hani o sol...
‘‘O yüzden belki çok basit gelecek ancak pek teferruatlı şeyler söylüyor havasında olan mevcut eğitim söylemini yapı bozuma uğratmakla işe başlamalıyız. Hayatımıza musallat olan bu klişeleri eleştirel bir okumaya tabi tutarak yol almalıyız. Kavramları netleştirmek, dili, düşünceyi berraklaştırmak durumundayız. Eğitim derken ne kastettiğimizi, eğitim adı altında sürdürdüğümüz faaliyetlerden neyi elde...