Türkiye’de hatta sanırım dünyada; hakkında her şey biliniyormuş gibi davranılarak gerçekte hiçbir şey bilinmeyen alan ‘eğitim’ alanıdır denilse yeridir. Devlet tekelindeki eğitim, küresel ölçekte işleyen bir ‘söylem’in esareti altında. Bu söylemin bir ‘söylem’ olmak yerine ‘hakikat’ olduğunu varsayan eğitim kamuoyu ve toplum da aynı esarette. Toplumun doğrudan bu ‘söylem’in muhatabı/nesnesi...