Bugünün en büyük sorunu bilgi eksikliği değildir. İnsan, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgiye ulaşmaktadır. Fakat buna rağmen kalpler daralmakta, vicdanlar yorulmakta, gözler baksa da görmemekte, kulaklar duysa da işitmemektedir. Çünkü mesele aklın değil, fıtratın üzerinin örtülmesidir. İnsan aslında saf yaratılmıştır. İyiyi sevecek, merhameti tanıyacak, adalete yönelecek bir mayayla dünyaya...
İnsan, dünyaya saf bir özle gelir. İçinde iyiliğe meyil, merhamete yatkınlık ve adalet duygusu vardır. Fıtrat dediğimiz bu ilk maya, karanlık değil ışıktır. Ne var ki insanın bu berrak hali, hayatın ilk yıllarında dış dünyanın beklentileriyle karşılaşır. Özellikle çocukluk dönemi, insanın kendisini tanımasından çok, başkaları tarafından nasıl görüldüğünü öğrenmeye çalıştığı...
Kur’an-ı Kerim’in en çok tekrarlanan iki sıfatı “Rahmân” ve “Rahîm”dir. Rabbimizin bu isimleri, merhametin ilahî kaynağını hatırlatır bize. “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” (A’râf, 156) ayeti, merhametin sadece bir duygu değil, varoluşun özü olduğunu bildirir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”(Buhârî, Tevhîd, 2) buyurarak insanın insan olabilmesinin temel ölçüsünü ortaya koymuştur. Merhamet, yalnızca acımak...
Bir kitabın sonuna geldiğinizde bir arkadaşla vedalaşırken olduğu gibi küçük ya da üzerinizde bıraktığı tesire göre büyük bir burukluk yaşarsınız. Kitabı kapatır, arkanıza yaslanır kapağını evirip çevirirken onun handiyse ağzınızda bıraktığı tada odaklanır, dalarsınız. Bu normal olandır. Ah ki şimdilerde korkarım kimselerin ne durmaya ne düşünmeye zamanı olsun! Bitip tükenmeyen...
“Bilgi bellemenin yolu sözdür; San’at bellemenin yolu ise iştir.” Mevlana Hazret-i Mevlânâ, eserlerinde, insan gerçeklerine ebediyetten ışık tutmuştur. Bu yüzden, üzerinden asırlar geçse de, muhtevâsı ve üslûbu ile gönül bahçelerine asırlar öncesinden gelen bir bahar esintisi gibi, güzellikler yaymaktadır. Mevlânâ gönül ikliminden mesajını ulaştırma, derdini anlatabilme çabası içindedir. Mevlânâ anlaşılmak...
Tarih, bir anlam haritası olarak toplumların, kültürlerin ve medeniyetlerin tanışmasının, bilişmesinin yarışmasının nasıllığını izah eden sırlar hazinesidir. Doğrular, yanlışlar, hatalar, ihmaller, gayretler ve sevaplardan oluşan bir tecrübeler yumağıdır ve zamanın ibretten ibaret bir şerhidir. İnsanın, milletlerin ve medeniyetlerin fikrî ve fiilî sürekliliğidir. Dün yani hâfızanın ânı yaşayarak süreklilikten dolayı geleceği...
8. GÜN: İSLAM’IN ÖZÜ GÜZEL AHLÂK Bir hadis: Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır.” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 15) Hadiste Hz. Peygamber, güzel ahlakı, imanın doruk/son noktası veya olması gereken nihai yer olarak ifade etmiştir. Kelime olarak “hulk”...
Sûfîlik, esas itibariyle bir eğitim sürecidir. Bu eğitimin tarihi süreçteki pratiğinde, biri örgün diğeri yaygın olmak üzere iki boyutu bulunmaktadır. Yaygın eğitim ömür boyu değişik düzeylerde ve formlarda devam ederken, örgün eğitim daha ziyade tekkelerde ve Hz. Musa’nın Tur Dağı’nda tek başına kaldığı süreden mülhem olarak kırk gün tam zamanlı...
Her ne kadar son yıllarda sosyal medya ve televizyonlarda öğretmenlere karşı yapılan olumsuz tavırlar gösterilse de Türkiye’de halen en güvenilir meslekler arasında öğretmenlik ilk sıralarda yer almaktadır. Bu öğretmenlik mesleği için iyi bir kredidir aynı zamanda. Anne babaların gelecekleri olan çocuklarını rahatlıkla emanet ettikleri kimselerdir öğretmenler. Peygamber mesleği denilmesi de...
Okullarımızda yüz yüze eğitime yeniden başlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yazımızdaki ana temamız “diğerkâmlık” değeri ve “test tekniğine dayalı değerlendirme süreci” olacaktır. Eğitimi, “toplumun düşünme biçiminin, ferdin kültürel derinlik kazanma süreci ve geleceğinin planlanmasının bütünü” olarak kabul ediyoruz. Eğitim programlarına diğerkâmlığı bir değer olarak yedirmeli miyiz? sorusuna cevap aramak durumundayız....
“Merhamet veya acımak başkasının iyiliğini istemektir.” Merhametliler, yeryüzünde yaşayan insanlara ve hayvanlara şefkat, ihsan ve iyilikle yaklaşanlardır. Allah, tüm kâinata yarattığı her şeye ihsanda ve lütufta bulunurken hiçbir ayrım yapmaz. Yeryüzünde halife olarak yarattığı insanın benliğine de bu duyguyu lütfetmiştir. Kullarını merhametli olmaları konusunda uyarmıştır. Hz. Peygamber’in (sav); “Siz yeryüzündekilere...