Dünyada beş kez başkent olmuş bir şehir parmakla gösterilmez mi? Bu şehrin mirasına sahip çıkılmaz mı? 100 yıllık bir Cumhuriyet’in her gününe tanıklık eden ve geçmişiyle övünmeyi bilmeyen bir şehir sevilmez mi? Mütevazılıkta rakip tanımayan, dertlilerin derdine çare aramaktan bitap düşen bir şehire gönül verilmez mi? “Biz bu şehrin sevdalılarıyız”...
Üstat Mustafa Kutlu, İyiler Ölmez adlı kitabının sonlarında “Böyledir. Bizde iyiler ölmez. Evliya olup aramızda yaşarlar…” diyor. Gerçekten bu böyle midir? İyiler ölmez mi? Hatta evliya olsalar da olmasalar da aramızda mı yaşarlar? 2003 yılı Eylül ayının sonlarına doğru Cağaloğlu’na gittim. İstanbul Valiliğinin az aşağısında, Ankara Caddesi üzerindeki bir iş...