Geçtiğimiz bir asır içinde dünya dili deyince hemen “İngilizce” akla gelir. Bir kişi eğer hayatında belli bir eğitim alıp da geleceği için velev ki bir adım dahi ilerlemekistediğinde “önce İngilizce öğrenmek zorundasın, sonra ne istersen onu öğren” cümlesi ile karşılaşmaktadır. Pazarlama işine mi gireceksin, uluslararası ticarete mi heveslendin, bir fikrin varsa bunu ne kadar değişik ortamda yaymak mı istiyorsun, hele de akademik bir unvan mı almak mı istiyorsun, tüm engellerin başı olan İngilizce’yi aşacaksın, ki ardından ne arzu...