Malûm olduğu üzere, müfredat denilince ilkin akla maarifte bir program, bir eğitim ve öğretim döneminde işlenecek konular gelir. Aslında müfredat kelimesine tek başına baktığımız zaman ise kelimenin Arapça mufred “tek, yalnız” kelimesinden çoğul eki -āt ile mufredāt şekli hayat bulmuştur. Dolayısıyla kelimenin lugatimiz Kubbealtı’ndaki ilk mânâsı, “Basit şeyler, mürekkep olmayan şeyler” demektir. Bu mânâya misal olarak Ergun...
Mâlum olduğu üzere müfredat, “basit şeyler, mürekkep olmayan şeyler” mânâsına gelir. Bu yüzden maarif süreci, “harf”, “müfredat” ve “mürekkebat” şeklinde ilerler. Yani son tahlilde, mürekkebat ile, maarif bir terkibe (birleşik) erişmiş olur. Fakat bu terkip daha en baştan belirleneceği için müfredat çoktan hazırlanmıştır. Bu bağlamda müfredat, bütünü bilinen bir şeyin ayrıntılarını...