(Sükût suretinde yaşayan bir yiğidin (Akif Emre’nin) anısına) Kadim dünyada kâinatta aslî olanın sükût olduğu; yaşamın yerini ölüme bıraktığı gibi, kelâmın da eninde sonunda yerini sükûta bırakacağı kabul edilirdi. Dahası nasıl yaşam ölümle sarılı ise kelâmın da sükût ile çevrelenmesi gerektiğine inanılırdı. Bu yüzden sükût suretinde hayatlar, susarak konuşmanın göstergeleri;...
Aslında bu sorunun cevabını insanoğlu asırlardır arıyor. Her birimiz günlük hayatımızda defalarca bu çelişkiyi yaşıyor ve bunun muhasebesini yapıyoruz. Hani çok tekrarlanan bir atasözümüz vardır ya “söz gümüşse, sükût altındır” şeklinde, hep kafamı kurcalamıştır; söz ne zaman gümüş olur, sükût ne zaman altın olur diye. Susmak zamanı geldiğinde konuşmak, konuşmak...