eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
30°C
Ankara
30°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
30°C

Doç. Dr. Süleyman DOĞAN

Doç. Dr. Süleyman DOĞAN Aksaray'ın Ortaköy ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini memleketinde tamamladı. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinden mezun oldu (1988). 1995 yılında İngiliz Kültür’ün bursunu kazanarak İngiltere’de, Birmingham Üniversitesinde Politika ve Uluslararası İlişkiler alanında Master Programını tamamladı. Pedagoji alında yaptığı çalışmalarla Pedagoji (Eğitim bilimleri) doktoru unvanını aldı (1999). Yine çocuk ve aile eğitimi ve aile sosyolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla Eğitim Sosyolojisi alanında doçent oldu (2012). 2009’dan beri Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Yazar Doğan, uzun yıllar çeşitli günlük gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalışmıştır. Moldova, Gagavuz Özerk Cumhuriyeti Meclisi tarafından verilen devlet nişanı sahibidir (2001). Doğan, “Türkiye Yazarlar Birliği” (1994-), “Türk Felsefe Derneği” (2008-) ve “Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği” (İLESAM, 2010-) üyesidir. 25’i uluslararası olmak üzere 100 civarında bilimsel yayını vardır. Yayınlanmış Kitaplarından bazıları şunlardır: Eğitimde Başarının Şartları (1998). Şimdiki Çocuklar Harika (2001). Çocuklar Küçük Bir Şey Değildir (2002). Mutlu Aile Mutlu Çocuk (2003). Başarıya Yürüyenler (2005). Ailenin Aynası Çocuk (2006). Ailede Sevgi Eğitim (Editör, 2009). İnsanlar Konuşa Konuşa (C. Doğan ile birlikte) (2011). Mesnevi’den Pedagojik Telkinler (2013). Konuşmak Lazım ( C.Doğan ile birlikte 2015). Rektörlerin Gözüyle Üniversitelerimiz (2016). Hayatı Güzelleştiren Hikayeler (2020).
 Rektörler Konuşuyor (2020).
 Koronaya 100 Mektup (2020). 100 Soru-Cevapta Eğitim Felsefesi (2020). Sorularla Sosyoloji ve Eğitim Sosyolojisi (2021). Profesörler Geçidi (2021). Postmodern Medya (Editör, 2021). e-posta:dogansuleyman1@hotmail.com, sudogan@yildiz.edu.tr

    Eğitimde E-Pedagoji Dönemi

    E-pedagoji nedir? sorusuyla başlayacak olursak; dijital bilgi ve iletişim teknolojisi imkanlarının kullanan ve dijital neslin öğrenme tercihlerini karşılayan öğretim yaklaşımları olduğunu söyleyebiliriz.  Dijital Pedagoji ise, dijital araçların eğitim bağlamında salt kullanımına değil, anlamlı pedagojik değişim için kullanılmasına işaret eden bir kavramdır.

    Dijital pedagoji, okullarda öğrencilerle olan fiziksel sınıflarda teknolojik araçların kullanımından ziyade, online derslerde ders işleyişi ve insan davranışlarını, ihtiyaçları algılamakla alakalı bir durumdur. Dijital pedagoji, sadece bilgi aktarımı yapmaktan ziyade öğrencilere kendilerini ifade edebilecekleri imkanlar sunma, diyalog ve tartışma alanları yaratma, yansıtıcı düşünce becerilerini devreye sokma ile alakalıdır ve bu olmadan eğitim- öğretimin gerçekleştirilmesi pek mümkün değildir. Uzaktan eğitime yeniden dönüşle birlikte, dijital araçları kullanmanın yanı sıra bu araçların anlamlı pedagojik değişim için kullanılması daha da önem kazanıyor.

    Dijital Pedagoji

    Dijital pedagoji, öğrencinin ve öğretim elemanının aynı fiziksel mekânı paylaşmak zorunda kalmadan, internet bağlantısı olan cihazlar aracılığıyla sanal bir ortamda birbiri ile yazılı, sesli, görüntülü ve interaktif bir iletişime girdiği bir öğrenme modelidir. Çevrimiçi uzaktan eğitimin, yüz yüze eğitime bir alternatif olmadığını, çok daha farklı eğitim modelleridir.  Teknoloji çağımız için paha biçilmez bir avantaj fakat bunun doğru kullanılmaması, yeteri düzeyde algılanmaması dezavantaja dönüşebilir. Beklenmedik bir şekilde 21. yüzyıl öğrencileri kayıp bir nesil olarak elimizde kalabilir. Bugünün eğitimcileri olarak, yarının sahiplerine destek olmalı ve gerekli Dijital Pedagojik bir anlayış edinerek, öğrencilere gerçek sınıf ortamındaki eğitim ve öğretimin eksikliğini bir nebze de olsa giderebiliriz. Geleceğin eğitimini düşünürken, imkânların daha çeşitli olabileceğini bilmeliyiz.

    Kovid-19 (Covid-19) salgını nedeniyle tüm eğitim sistemi uzaktan eğitime geçince uzaktan eğitimin sadece bir bilgisayar ve yazılım işi olmadığını, öğrenci, öğreten, veli ve yöneticiler olarak hepimiz daha yakından ve yeniden görme imkânı bulduk.

    Coğrafyacıların özellikle kullandığı mesafe yılgısı (distance decay) kavramı, mesafenin artmasının bireyler ve topluluklar arasında etkileşimde farklılaşma oluşturduğunu ifade eder. Bu etki olumlu da olabilir olumsuz da. “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” olumsuz etkiyi, “Davulun sesi uzaktan hoş gelir” de olumlu etkiyi ifade eden bir güzel ata sözlerimizdir.

    Gelenekten Geleceğe…

    Eğitimde pedagoji, kime, neyi, nasıl ve ne zaman öğretmek gerektiğine dair strateji ve kurallar bütünü olarak tanımlayabiliriz. Hangi tür olursa olsun eğitimin çerçevesini pedagojik yaklaşım belirler. Her düzeyde uzaktan eğitim, sadece eğitimde mesafeyi ortadan kaldıran veya kullanılan eğitsel araçları farklılaştıran bir “teknik” ayrıntı değil, pedagojinin tanımında yer alan tüm boyutlarını farklılaştıran, içinde geliştiği diğer unsurlar da dikkate alındığında eğitimde şimdiye kadar hiç karşılaşılmamış tamamen yeni bir duruma işaret eder. Uzaktan eğitim sadece geleneksel eğitim içerikleri ve ölçme değerlendirme yöntemlerini değil eğitim felsefesi, psikolojisi ve sosyolojisini de içerecek biçimde köklü bir değişim ihtiyacının kapıda olduğunu göstermektedir. Pedagoji tanımında sayılan boyutlar (kim tarafından, kime, ne, ne zaman ve nasıl) uzaktan öğretimin avantaj, dezavantaj ve sorunlarını görmek için iyi bir çerçeve sunar.

    Milli Eğitimim Bakanlığı (MEB) öğrenci merkezli uygulamalar yapsa da geleneksel öğretim yöntemi öğretici merkezlidir. Otorite öğreticidedir. Öğretim kademesine bağlı olarak değişmekle birlikte öğreticinin bilgi ve tecrübe dışındaki özellikleri de öğretim sürecinde etkili olur. Farkında olsun olmasın birçok öğrencinin öğrenme eğilimleri, özellikle erken yaşlardaki öğrenmelerde, büyük oranda öğreticinin bu özellikleri tarafından şekillendirilir. Öğretmenini çok seven öğrencide öğretmen olma ya da onun yönlendirdiği meslekleri yapma isteği oluşur. Yüz yüze öğrenmede öğreticinin yetenekleri, öğretim sürecinde daima başroldedir. Aynı mekânda öğretici-öğrenen arasında yüz yüze etkileşim vardır. Yüz yüze söylenenlerin ve canlı yaşananların öğrenme üzerinde derin ve kalıcı etkileri olur.

    e-posta:dogansuleyman1@hotmail.com

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.