Ey vatanperver yeni nesil! Seferberlik yıllarına; Cihan Harbi ve Millî Mücadele günlerine dair çevrenizde anlatılan yaşanmışlıkları, unutturulmaması gereken hatıraları yazınız ki nisyana terkedilmemiş olsun. Maazallah vebaldir… Ulu kocalar, mehabetli bir emanet, muazzez bir vatan bıraktılar. Olmasalardı olmazdık. Bu bakımdan hatırları âlidir, daima… Bu hatırın da güdülmesi, varlık şartnamesindeki en başta...
Bir önceki yazıda kahramanımız er Feridun’u alıp Payitaht’a gelmiş; Yahudi tüccarı Selanik limanında bırakmıştık hatırlarsanız. Ne dersiniz hazır suyun öte yakasına geçmişken Rumeli coğrafyasında seyahate devam edelim mi? O günün Selanik’inden yola çıkıp bugünün Edirne’sine zaman ve mekânda dikey geçiş yapalım mı? Tabi ki yakamızı bırakmayan gariplik de eşlik edecek...