Toplumları yönetmek kurumları yönetmekten farklıdır; ortak bir hedefe yönlendirmek için önce zihinleri şekillendirmek gerekir. Kurumların hedefleri açıkça belirlenmiştir; çalışanlar hangi işi yapacaklarını ve hangi amaç uğruna çalıştıklarını bilir. Toplumun zihni ise yalnızca bireysel akılların toplamı değildir: bireysel akıl mantıkla işlerken toplumsal zihin algılar, simgeler ve söylemler üzerinden biçimlenir. Bu yüzden...
İngilizcenin küresel iletişim dili olarak hakimiyeti, genellikle birbirine bağlı bir dünyada kültürlerarası iletişimin pratik bir çözümü olarak sunulur. Ancak bu anlatı, onun yükselişini besleyen güç dinamiklerini, tarihsel mirasları ve sosyo-ekonomik eşitsizlikleri perdeliyor. Dilsel emperyalizm kavramı, İngilizcenin küresel dayatmasının emperyal hiyerarşileri nasıl sürdürdüğünü, dilsel çeşitliliği nasıl aşındırdığını ve Batı kültürel hegemonyasını nasıl kökleştirdiğini...