eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Dr. Mahmut Esad DURMUŞ

Kocaeli’de dünyaya geldi. İlk, orta eğitimini Ağrı’da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İç Hastalıkları alanında ihtisasını tamamladı. Öğrencilik yıllarından itibaren edebiyat, kültür, sanat ve düşünce alanlarında çalışmalar yaptı, çeşitli edebiyat dergilerinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Şiirleri ve denemeleri çeşitli dergilerde yayınlandı.
    10.11.2025 18:06
    Bir mirasımız vardı. İbn Sînâ’dan, Fârâbî’den, Hârezmî’den, Bîrûnî’den, Ali Kuşçu’dan ve daha nice İslam büyüğünden bizlere kalan kadim bir miras… Ehl-i Suffe’nin sinesinde, Beytülhikme’nin kandilleri altında, Endülüs’ün kütüphanelerinde, Nizamiye medreselerinde büyüyen; içinde hiçbir babanın evladına bırakamadığı kadar kıymetli hazineleri barındıran...
    26.07.2025 23:22
    Dr. Mahmut Esad Durmuş Beyaz önlüğün ardında yalnızca bilgi birikimiyle donanmış bir zihin değil, her seferinde yeniden sınanan bir kalp vardır. Hekim, yalnızca tanı koyan, tedavi eden ya da iyileştiren kişi değildir; o, aynı zamanda insan ruhunun derin ve esrarengiz...
    11.05.2025 17:12
    Hayat uçsuz bucaksız bir anlam denizidir. Bu anlam denizinde boğulmadan, umudu ve cesareti yitirmeden menzile varabilmek için hakikat gemisinin yolcusu olmak gerekir. Her şey bir anlamla başlar ve var olur. Anlamını yitiren her şeyin kendisi de bitmiştir aslında. Anlamını yitiren...
    28.03.2025 20:35
    Kutlu bir misafirimiz vardı. Uzak diyarlardan, rahmani iklimlerden yola çıkıp şehirlerimize, mahallelerimize, evlerimize teşrif eden; kendisiyle birlikte erdemleri ve güzellikleri getiren; hayatlarımızı arındıran, güzelleştiren kıymetli bir misafiri ağırladık… Saflığın, duruluğun, derinliğin, yüceliğin müjdecisini; ruhların dirilticisini; bedenlere şifa üfleyen bir elçiyi; mübarek ramazanı hanelerimizde ağırladık. Heybesinde nice hikmetli...
    31.12.2024 16:25
    İnsan, varlık yolculuğuna yaratılışın derin ve ahenkli melodisini işiterek başlamıştır. Hayatın akışı boyunca insanın özlemi hep yaratılışın eşsiz melodisine ve o melodiyi işittiği günedir. Tıpkı Odysseus’un İthaka’daki evini özlediği ve ondaki sükûnete, huzura dönüşü arzuladığı gibi… Hepimizin içinde o eşsiz...
    21.11.2024 00:01
    Uzaklardayız…’İpeklere yumuşaklık bahşeden merhametin kalbi’nden çok uzaklardayız. Merhametsizliğin ortasında bir sürgün hayatı yaşıyoruz. Böylesine bir sürgünü tercih eden ve bize reva gören de yine biz kendimiziz. Menfaati, hırsı, bencilliği, kibri merhamete tercih ettik. Oysa insanın havaya, suya, gıdaya ne kadar...
    22.10.2024 17:00
    “Edep hududa riayet etmektir. En büyük edep İlâhi  hududu muhafaza etmektir.”  Üstad Necip Fazıl ‘O ve Ben’ kitabında hocası Abdülhakîm Arvâsî  Hazretleriyle karşılaşma ve onun rahle-i tedrisindeki değişme sürecini anlatırken bir taraftan da hocasının gönül ummanından dökülen sözleri birer inci...
    27.09.2024 20:18
    Yürüyüş yapmak, yürümenin zorunlu olmayan türü…Bir noktadan bir noktaya ulaşmaya aracılık etmenin ötesinde bir mekanda ve zamanda derinlemesine bulunma hâli. Yürüyüş sadece ayaklar ve bacaklarla yapılan bir eylem değil; ruhun, bedenin, zihnin ve kalbin topyekün iştirak ettiği bir huzur ve...
    02.09.2024 19:05
    İnsan, küfesinde taşıdığı yükün mesulüdür. Bu dünyada bizi biz yapan şeyler üzerimizde taşıdığımız yüklerdir. Benliğimiz çoğunlukla üzerimizde taşıdıklarımızdan müteşekkildir aslında. Bu yüklerin bir kısmını bedenimizle, bir kısmını da ruhumuzla, zihnimizle, kalbimizle taşırız. Üzerimizdeki elbiseyi, ellerimizdeki ve ceplerimizdeki nesneleri taşıdığımız gibi;...
    20.08.2024 12:30
    Gidiyoruz… ‘Gitti gelmek, kaldı gitmek’ diye veciz bir şekilde tarif edilen ‘uzun ince bir yolda’ gece gündüz gidiyoruz. Ezelden ebede, ervahtan berzaha uzanan bu yolculuk zaman ve mekan mefhumunu aşıyor; ruh, beden, gönül, dimağ bütünlemlerini tamamen kuşatıyor; mikro ve makro...