Kaybolanın ve elimizden alınanların izini sürmek, evlad-ı fatihanın varlığını ve kimliğinin muhafazasını sağlayan insanlık cevherini; anlamak, tanımak, niyet ve gayretiyle tertip edilen, Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı, iki-üç istisnasıyla bütün Balkan ülkelerini şamil, on günlük süreye yayılan bir seyahat tasavvuru… Seyahatin ilk ayağındaki ve kültür mirasımızı muhafaza keyfiyeti itibariyle, gardı düşmemiş...
Kurban Bayramı arifesinde Edirne’ye geldim. Her gelişimde ilk uğradığım kişi “Ciğercilerin Piri” olurdu. Pirlerin en güleç yüzlüsü, en sıcakkanlısıydı. Güler yüzüyle tatlı diliyle karşılar, “Güzel insan oş geldin. Özlettin kendini” derdi. Selimiye Camisi’ni karşıdan göreceğim bir masaya buyur eder, Edirne’nin meşhur tava ciğerini yedirmeden bırakmazdı. “Edirne’ye Gel, Ciğerimi Ye!” sloganı...