“Yere uzandığımızda bulutları gösterdim ”Bak bulutlar uçuyorlar şimdi”. Kardeşim, gökyüzüne gözlerini çevirdiğinde elimdeki pamukları havaya attım.”Bulutlar bak işte şimdi kar yağdırıyor’’Birlikte zıplıyoruz. Abla birazını cebimize dolduralım diyor sonra da oynarız. Olur diye başımı sallıyorum şimdi ceplerimiz pamuklarla şişmiş ama mutluyuz. Babamla pamuk tarlasına gittiğimizde, önce çiçekleri karşıladı bizi sonra zamanla...
İnsanın gözü hep yükseklerdedir. Kimi insan için yükseklik yalnız bir makam ve unvan, kimi insan için zenginlik, kimi insan için sosyal statü, kimi insan için ise erdemlerle bezenmiş ahlaki bir yüceliktir. İnsanın bilinç altında hep yükseklere çıkma arzusu olması, belki de yeryüzüne yücelerden indiği içindir. Zira parça, her daim bütününe...
Zor zamanlara denk geldik. Ya da daha zor zamanlar vardı geçmişte biz görmedik. Gördüğümüz ise beter. Biliyoruz beterin beteri de var. Kimin bedduasını aldık bilmem. Ya da bir imtihandan geçiyoruz. Kaybetmekten korktuğumuz imtihandan. ”Sizden öncekilerin başına gelen zorluk ve sıkıntılar, sizin başınıza gelmedikçe cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz?” Bu ayeti okuyunca...