Kızılay’a küskünlüğüm Kızılay’ı rant için terk etmesinden ötürüdür! Biz Ankaralılar Kızılay’ı bir kurum olarak tanımadan önce meydan olarak biliriz. Ankara’nın en meşhur meydanıdır. İşte orada üç katlı, bahçeli, bahçesinde küçük bir fıskiyeli havuzu olan ve çatısında kızıl hilâl bulunan bir bina… Kâh önünden geçer, kâh bahçesine uğrak verirdik. Bu meydana...
Gece olup da başımı yastığa koyduğum zaman hemen geçemem uykuya. Evvela, Hazreti Ömer’e (r.a.) atfedilen, “Bugün Allah için ne yaptın?” sorusu gelir aklıma. “Bugün, namazlarımı vaktinde kıldım; dedikodu yapmadım; ağzımdan kötü bir söz çıkmadı; okudum, yazdım; çocukla çocuk, büyükle büyük olmaya çalıştım… gibi cevaplar verdiğim de olur, verecek cevap bulamadığım...
Usta edebiyatçı Yahya Kemal Beyatlı eserlerinde, yaşanılan bölgenin insan hayatına etkisinden söz eder. İstanbul’un doğa güzelliklerini yansıtan şair olarak nitelendirilmiş, “İstanbul şairi” olarak da tanınmıştır. İstanbul’un semtleri şiirlerinin adı olmuştur. Eserlerinde yaşanılan bölgenin çocuklar üzerindeki tesirine de dikkat çeken Beyatlı bakın bir makalesinde İstanbul’un semtlerinden nasıl bahsediyor: EZANSIZ SEMTLER Kendi kendime...