eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
20°C
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Pazar Açık
22°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C

Yeni Dünya Düzeninde Eğitim

Yeni Dünya Düzeninde Eğitim

Medeniyetler, kavramlar dünyasında ifadesini bulur. Madde ve mana planında sahip olunan değerler, dilin  anlatım gücü, kelimelerin ahenk ve anlam derinliği sayesinde etki alanına sahip olur. Köklü medeniyetler, bünyesinde fikri derinliği, dilde  kudretli ifade kabiliyetini, sanat ve eğitimde ihtişamı barındırır. Bu değerleri gelecek kuşaklara aktarabilme becerisi  hayati öneme sahiptir. Büyük medeniyetler, kavramlarıyla çağa damgasını vurur. Dil, üslup ve anlatımdaki güzellik, düşünce ikliminde duyguları şaha kaldırır. Kelimelerin ifade kudreti, hayranlık uyandırır.

     Kavramlar, zamanın ruhunu tasvir eder. Buradan hareketle ,geride bıraktığımız yüzyılı esas itibariyle ,”ulus devlet”, “kapitalizm”  ve “emperyalizm”  gibi  söz varlığıyla tanımlamak mümkün.

     21.yüzyıl, küresel  kavramlarıyla, hayata ve hadiselere bakış açısı itibariyle , insanlığın çok farklı bir yöne doğru mesafe alındığına tanıklık edeceğimiz bir yüzyıl olacak. Yerli ve milli kaynaklardan beslenen  medeniyetler, varlığını/iddiasını  devam ettirecek. Etki alanı, genişleyecek. Muhteşem bir medeniyetin mensupları olarak bilimde, teknolojide, sanayide, sanat ve eğitimde  klişelerinden sıyrılarak, berrak bir zihinle “iki günü bir birine eşit olan ziyandadır”  idrakiyle, insanlığa sunacağımız mesajlarımız mevcut.

      Kadim medeniyetimiz, değer ölçüleri ile üç kıtada altı asır boyunca, hak ve adalet zemininde  hükümran olduğu mekanlarda ,barışı ve huzuru  hakim kılmıştı. Varisi olduğumuz medeniyet, aslında  kavramlarıyla ve fikri mantalitesiyle bir merhamet medeniyetidir. Bu anlayış , “can” taşıyan/taşımayan  bütün mahlukatı ve mevcudatı kuşatır.

     Günümüz dünyasında, haz ve hızın pençesinde debelenen insanlık, 21. yüzyılda batı medeniyetinin  icat  ettiği  kavramlarla tanışmak durumunda. Özünde emperyalist  emelleri barındıran batı medeniyeti, kendi medeniyet havzasının dışındakileri ötekileştiren, değersizleştiren egoist bir bakış açısıyla yoluna devam etmekte. Bu, beraberinde acı, gözyaşı, savaş ve sömürüyü getiriyor.

     Küresel elitler, yeni dünya düzeninde oluşturdukları kavramlarla, nasıl bir gelecek hayal ettiklerini de ortaya koyuyorlar. “Dünya nüfusunu azaltma” projesi kapsamında ;kıtlık, virüsler, hastalıklar, küresel ısınma, genetiği değiştirilmiş ürünler, savaşlar, tıbbi ve zirai ilaçlar, doğum kontrolü, kısırlaştırma….gibi yöntemlerle sahip oldukları imkanları bu hedefe ulaşmak için  kullanmaktalar. Onlara göre,  bu hedefe  ulaşmak için “transhümanizm” dedikleri “süper insan oluşturma”ya ihtiyaç var.

 
     21. Yüzyılı dizayn eden  küresel  seçkinler, “yeni insan, yeni sahte din, yeni emoji dili, yeni devlet şekli, yeni sosyalleşme, yeni cinsiyet, robotlarla evlilik, biyometrik çip, kripto para/bitcoin, artırılmış gerçeklik, okulsuz toplum ve vaad edilmiş topraklar, gender revolution”/cinsiyet devrimi, ınstallınga colony ınsapace”/uzayda koloni kurma    ”  gibi kavramlarla  yeni bir emperyal dünya düzeni oluşturmaya  çalışıyor.

     Batılı entelijansiyası, yazılı ve görsel basını, sanat, film ve diğer sektörleri, dikkatle incelendiğinde üretilen, vücut bulan her şeyin ,yeni dünya düzeninde belirlenen hedeflere ulaşmayı  amaçladığını  görmek mümkün. Kavram ve kurumlarıyla oluşturulan  küresel  yapı, hedefine koşuyor. Bir yönüyle realiteyi görmezden gelen, ütopyanın karanlık dehlizlerinde aleme nizamat vermeye çalışan, batı medeniyetinin ,insanlığın hayrına  hayalleri olmadığı da bilinen bir gerçek. O halde ne yapmalı? Öncelikle  oyun kuran aklı fark eden “özgün bakış açısı”na ihtiyaç var. Algıları yönetmeye matuf bilgi kirliliğine geçit vermemek lazım. “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaması gerektiğine” dair  dikkat, her zaman teyakkuz halinde olmalı. Değer ölçülerini, nesillerin azami düzeyde kavramasını temin  etmek lazım. Beşeri sermayeyi, “bilgi, hikmet ve irfan ” zemininde güçlü ve diri tutmak gerekiyor. Bu da elbette eğitim  yoluyla gerçekleşebilir.

     21 yüzyılda ,iletişim ve bilgiye ulaşma imkanlarının daha hızlı ve konforlu olması dolayısıyla, küresel etkileşim de ,o oranda artıyor. Bütün sektörler, bu etkileşimden kendi payına düşeni alıyor. Eğitim, bu mana da en hayati sektör. Kıyasıya bir rekabetin hüküm sürdüğü bu yüzyılda ,maarifimizi muhtevasıyla, kumsal yapısıyla, rehberlik ve yönlendirme metodolojisiyle; öğretmen yetiştirmeden eğitim yöneticisi yetiştirmeye, müfredattan ölçme değerlendirmeye kadar bir çok alanda ,sistematik bir yapı oluşturmayı zaruri kılıyor. Bu bağlamda  maarif tecrübemiz, gelecek perspektifinin şekillenmesine  fırsat sunacaktır.

      Tabiatı itibariyle eğitim ,dinamik bir alandır. Gerek küresel ölçekte, gerekse ülkeler bazında ,eğitimle ilgili sorunlar,  bu yüzyılda da olacaktır. Eğitimle ilgili sorunlar bitmez. Sorunların mahiyetine göre kısa, orta ve uzun vadede yapılacak  planlamalar, mesafe almamıza fırsat sunacaktır. Sadece sorunları çözen değil, geleceği de planlayan anlayışın birlikte yol alması gerekiyor. Eğitimde motivasyon  ve istikamet belirleme çok önemli.  Çocuklarımızın/gençlerimizin  önüne, “İşte sizin olmanız gereken, gitmeniz gereken yer şurasıdır. Bu eğitimi alınca şöyle bir insan olacaksınız ve şunu kazanacaksınız.” dediğimiz, onları koşarak o hedefe götürecek, o eğitimi güzel bir şekilde alacakları bir motivasyon elzem. Moral değerleri hep zirvede tutmak gerekiyor. Çocuklar için güzel olan şey, okuldaki hayatın zevkli bir şekilde geçip geçmemesidir. Orayı evden, mahalleden, sokaktan daha cazip bir hâle getirmemiz gerekir. Bu sadece okulun bahçesi, koridoru, sınıfıyla ilgili değil; okuldaki derslerin de mutlaka bu anlamda daha heyecanlı, canlı, uygulamalı, zevkli ve eğlenceli bir şekilde geçmesi gerekiyor. Ders çalışma kültür ve disiplinini içselleştirmeye ihtiyaç var. Eğitimde , hedef belirleme ve amacı da net bir şekilde ortaya koyarak öğrenci, öğretmen ve  veliyi ,senkronize bir çalışma içinde bir arada ,aidiyet duygusuyla kuşatmak, 21.yüzyılda bizi daha güçlü kılacaktır.

      Bu noktada, toplumu meydana getiren bütün kesimlerin eğitim mevzunu milli bir  ödev ve sorumluluk alanı olarak görüp, dayanışma içinde olması önemli. Her türlü iletişim vasıtasıyla birlikte, eğitimin bütün enstrümanlarının eğitimin yarınlarını inşa etmede rolü büyük.

     “Kökü mazide olan ati” olma temennisiyle …

                                                                                                            Konuralp USTA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.