Evin tek çocuğuydu. El üstünde büyütüldü, el pembe gül pembe muamele gördü. Hiçbir şeyi eksik bırakılmadı, yediği önünde yemediği arkasındaydı. İsmi de özenle seçildi: Elite. O biricikti, seçkindi, narindi, nazendeydi. Bir zarar görmesin, kötülüğe maruz kalmasın diye hep takip altında tutuldu. Hem anne hem baba üstüne titredi. Ne de olsa...
Hastanelerde mescitler genellikle morgun yakınında bulunurlar. Ankara Numune Hastanesi’nde de durum böyleydi. Namaz için bazen camiye, bazen de morgda bulunan mescide giderdik. Kapıdan girer girmez ilginç bir koku gelirdi burnuma. Koku bildik bir kokuydu, ama nedense bir türlü çıkaramazdım. Gide gele bu koku benim beynimde ‘Morg böyle kokar’ diye bir...