Bir mirasımız vardı. İbn Sînâ’dan, Fârâbî’den, Hârezmî’den, Bîrûnî’den, Ali Kuşçu’dan ve daha nice İslam büyüğünden bizlere kalan kadim bir miras… Ehl-i Suffe’nin sinesinde, Beytülhikme’nin kandilleri altında, Endülüs’ün kütüphanelerinde, Nizamiye medreselerinde büyüyen; içinde hiçbir babanın evladına bırakamadığı kadar kıymetli hazineleri barındıran nadide, zengin ve soylu bir miras… İlim, irfan ve medeniyet...
İslam dünyasının 11 asırdır devam eden müzmin problemi akıl ile arasının açılmasıdır. On bir asırdan beri Müslümanlar, beynin düşünme düğmesini çalıştırmamışlar, sadece hafıza kısmını çalıştırmakla yetinmişlerdir. Buna karşılık, Batılılar aydınlanma çağından itibaren, dünya işlerinde bile düşünmeyi ve bilgi üretmeyi ağır bir suç sayan kiliseye karşı çıkarak, özellikle 1789 Fransız ihtilalinden...