Mevlana giderken ‘’Beni anlayacak adama hasret gidiyorum’’ diyordu. En yakınında bulunan ve sözlerini yazıya çeviren Hüsamettin Çelebi ‘’Ben de mi anlayamadım efendim? ‘’ diyordu. ‘’Evet, Hüsamettin, sen de anlayamadın’’ diyordu. Arifler yalnızdır, veliler yalnızdırlar, felsefeciler de yalnızdırlar, derin eserler veren yazarlar da yalnızdırlar, garipler de yalnızdır, gerçi onların yalnızlığının ayırdına...
Verdiği dersleri her defasında kendisi tenkit ederek öz değerlendirmede bulunduğunu belirten Muallim Cevdet, bu suretle derslerinde gelişme olup olmadığını anlamaya çalışan bir muallimdir. O, sürekli olarak öğrencilerin derse ilgi ya da ilgisizliklerini, sorduğu sorulara cevap verip veremediklerini dikkate alarak derslerde ilerleme sağlayıp sağlamadığını anlamaya çalışmaktadır. Yeni bir okul kurmak üzere...
Orta okulu Ankara’da Cebeci Orta Mektebi’nde okudum, “4. Orta” da derlerdi. Ankara’da Cumhuriyet’in 4. orta okulu…Hamamönü’ne yakın, Dörtyol’da idi. Oraya gitmek için Dikimevi’ni geçer, Cebeci istasyonunu yukarıdan görür ve bende yabancı bir ülkedeymişim hissi uyandıran bir binanın önünde duraklardım; kısa bir süre tabiî… Yapının alnında kocaman “Konservatuvar” yazardı. Bazen insanın içinde bir binayı görme arzusu uyanır. Yol üzerinde böyle binalar vardı:...
Bir önceki yazımızda, eğitim sistemimizde bir hayaletin, “performansçılık hayaleti”nin dolaştığından bahsetmiş; bu hayaletle yüzleşmek gerektiğini, “töreli eğitim”e adım atmanın ilk aşamasının da bu hayaletten korkumuzdan tövbe etmek olduğunu ifade etmiştik. Bu fitneden kurtulmak için hayalet avcılarına ihtiyaç var elbette. Hemen herkesin aklına gelen o eğlenceli filmdeki gibi bir avcılıktan söz...
Nelson Mandela, “Hayatta önemli olan, yaşadığınız değil, başkalarının hayatında nasıl bir fark yarattığınızdır.” der. Bu söz, hepimizin hayat yolculuğunda taşıması gereken bir pusula olmalıdır. İnsan, yaşadığı anların toplamından çok, başkalarının kalbine dokunduğu anlarla anlam kazanır. Peki, bizler hayatlarda nasıl bir fark bırakıyoruz? Nasıl izler bırakıyoruz? Her sabah uyandığımızda ve her...
Mustafa Altınsoy Geçmiş yıllarda ders kitapları sezon başında kitapçılardan alınırdı. Piyasada bulunmayan kitaplar için eylül ayında ikinci el kitap borsası kurulur; eski kitaplar alınıp satılır, elden ele geçerek dört beş yıl okunabilirdi. Zor elde edildiği için yıllarca öğrencilerin akıllarında kalan o kitaplar, miri malı gibi korunup saklanır; sene sonunda da...
SHEYALTOPCU