Vesîletü’n-Necât’ın “Faslun fî Mi‘râcihî” kısmı baştan aşağı Hz. Peygamberin miracını ve yüceliğini dillendirir. Kavraışın deruniliğinin sembollerle en güzel biçimde anlatıldığı bu bölüm, karşılık geldiği teorik düşüncelere değil nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin pragmatik bir zemine sahiptir. Bu çerçevede Vesîletü’n-Necât’ın esasen toplumdaki meseleleri açık hale getirerek cevaplamaya giden yolu açtığı düşünüldüğünde, sembolleri...
Hatırlanacağı üzere tasavvuf insanı Allah’a ulaştıracak, ibadetler ve iman esaslarının ruhunu teşkil eden şeyin ahlak olduğunu düşünmüş, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etme bilincinin Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak manasına geldiğini kabul etmiştir. Peki, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etme veya Allah’ın ahlakı ile ahlaklanma nasıl mümkün olacaktır? Bu noktada sufilerin bütün dönemlerinde mercii, yine Hz....
Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât’ında kullanılan temsillerin bir perspektif ya da bilinç durumu inşa etse de, onların asıl hedefinin insan varoluşunu dönüştürmek, insanda şahsiyet oluşturmak, yani insanı harekete geçirmek olduğu açıktır. Bilgisi varoluşla iç içe geçmemiş, tabiri caizse etle tırnak gibi olmamış bir bireyin varlığının eğreti olacağı gerçeği ekseninde, bilginin ancak daha...
Tanrı’yı önceleyen bu ilişki biçiminde insana öncelikle kendisinin de parçası olduğu bütün bir gerçeklik anlayışı hatırlatılır. Tanrı’yla başlayan ve Tanrı’yla dolan bu gerçeklik anlayışında kişinin kendi gönlünde Tanrı ile iletişime geçebilmesi, arı-duru bir hayat murat etmesi, varoluşun canlı doğası içinde bu ilişkiyi her an canlı tutabilmesi ve şevkle sürdürebilmesi, aşk...
Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât’ının Osmanlının fetret döneminde ve özellikle mehdilik ve mesihlik iddiaları ile hub-mesihlik akımın toplum zihniyetini esir etmeye çalıştığı bir dönemde Müslüman ahalinin inancını kurucu değerlerle yeniden oluşturmayı hedefleyen bir “kurtuluş vesilesi” olarak kabul edilir. Tıpkı tehlikenin olduğu yerde koruyucu güçlerin bulunması gibi “fetret”in çözümünün yine söz konusu ortamın...
Giriş Benlik, ister siyasi isterse dünya görüşü olsun gerek fikirlerle gerekse tarih içinde belli bir zaman ve mekân içinde belli biri olma deneyimine şeklini veren bir teoriyle ilişkilendirilir. Söz konusu teori, son derece resmi ve epeyce soyut kavramlar ile en canlı, en yoğun duyguların buluştuğu bir eksende her zaman kendisinin...