Müslüman, zübde-i âlem olduğunu müdrik, özünü bilen, eşyanın hakikatine âgâh, Hakk’a âşık, aklının zekâtı tefekkürle düşünce ufuklarını kuşatmış, gayret kemerini kuşanmış, idraki açık müşfik bir hakikat yolcusudur. Sevdirip nefret ettirmeyen, kolaylaştırıp güçleştirmeyenlerin vuslat kafilesindendir. Bilmek, bulmak, küll ve kul olmak saadetine eren, varlığı hazmeden ve küre-i arzın bereketi bir bahtlı...