eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Etiket: Üniversite

BİR HATIRLATICI, BİR MÜSLÜMAN BAKAN, HEM “TEVFİK” HEM “İLERİ” BİR ŞAHSİYET “TEVFİK İLERİ” 31 ARALIK’TA RİZE’DE ANILACAK Cumhuriyet tarihimizde tek partili dönemde, sosyal hayatın her alanında yapılan uygulamalar Türk kimliğini oluşturan Hoca Ahmet Yesevîlerin, Âşık Yunusların, Hacı Bayram Velilerin, Mevlânaların,  Akşemseddinlerin, Hacı Bektaş Velilerin, Süleyman Çelebilerin, Aziz Mahmud Hüdailerin, Yahya Efendilerin, Filibeli Ahmet Hilmi Efendilerin ilmik ilmik ördüğü...
26.12.2025 22:58
Hababam Sınıfı’nda bir sahne vardır. Öğrenciler yeni edebiyat öğretmeninin dersinden kaçarak maça giderler. Öğretmenden izin koparmak için “ Tevfik Fikret’i ölüm yıl dönümünde mezarının başında anmaya gideceklerini söylerler. Edebiyat öğretmeni “Bana başka bir günmüş gibi geliyor” diye tereddüt etse de çocuklar izni koparırlar ve öğretmeni yolda bırakıp doğru maça giderler.  Sonunda öğretmen öğrencileri disiplin kuruluna havale eder. Öğrenciler...
07.08.2025 07:33
1. Hayat, beşer ile insan-ı kâmil arasına çizilen çizgi üzerinde bir yolculuktur. İnsanın biyolojik yanına “beşer” denilmektedir. Beşer, kültür kazanarak “insan”a dönüşür. İnsan olmak, varolmaamacının bilincinde olmaktır. Haz peşinde koşmak, insan için kendini cezalandırmaktır. Haz, doyumsuzluktur; dipsiz bir kovayı doldurmaya çalışmak gibidir. Bu yönüyle haz peşindeki tarafımız beşer yanımızdır. “Beşer şaşar” sözü bu...
31.07.2025 03:12
Türk akademisi ve üniversitelerimiz üzerine yıllardır yazıp çiziyorum. 207’ye çıkan üniversitelerimiz 1981’de çıkarılan 2547 sayılı kanunla yönetilmekte. 1869’da çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi 1908’e 39 sene yürürlükte kalmıştı. Şimdiki kanun 44 senedir yürürlükte. Aslı esası sömürge esaslarına göre kurulan, İngilizce’yi sömürge dili haline getirip tefekkürü öldürerek köleleştiren bir yapıyı muhafaza etmek...
17.04.2025 19:30
İstanbul ve Ankara gibi ülkemizin en büyük metropolleri arasında konumlanmış̧ olan Düzce’miz, hemen her etnisiteden insanı barındırması yönüyle Türkiye’nin özeti gibidir. Kültürel çeşitliliği, yeşilin bin bir tonunu sunan tabiatıyla capcanlı bir manzara arz eden ilimiz,  manen de dinamiktir. Bu manevi dinamizm Ramazan ayında daha coşkun bir hal alır. Mütedeyyin Düzce...
06.03.2025 14:00
1991 senesiydi… Bir Tokat’lı olarak Konya’da ikametimizin 6. Yılıydı. O yıllarda Ramazan oruçları yaz sıcağında tutuluyordu. Konya’nın 4 direğinden birisi olan Sadreddin Konevi’denismini alan Şeyh Sadreddin Mahallesi’nde öğrenci evinde oturuyorduk. Gurbette olan dört öğrenci olduğumuzu bildikleri için komşular bizim üzerimizde titriyordu. Evimiz Konevi Camii ve türbesinin tam karşısındaydı. Komşular ve caminin kurra hafız imamı Mehmet hoca bizi “Geleneksel Konevi Camii...
04.03.2025 09:24
Ocak ayı geldi. Malûm, akademide teşvik hesaplamaları bu ayda yapılıyor. Dolayısıyla sayıları yüzbinleri bulan akademisyenler günlerce akademik teşvik için bilgi belge telaşesiyle meşgul bir vaziyette. Tabii bunun karşılığında ise yedi sekiz bin lira civarı bir akademik teşvik söz konusu. Bu tutar, şubat ayından başlayarak bir dahaki şubata kadar düzenli olarak...
09.01.2025 21:27
Batıda üniversite, Akademi’yi kuran Platon’dan neredeyse 19.yüzyılın başına kadar soylularındı. Fransız devrimiyle birlikte görünürlüğü azalan soyluluğun (aristokrasinin) bizim gibi ülkelerde olumsuz gösterilmesi batıdan gelen bir zihinsel sömürü göstergesidir. Bizde aristokrasi yok ama zihinsel sömürüyle sürekli kötülenen Saltanatı da bu bağlamda anlamak gerek. Gerçi saltanatla soyluluk aynı şeyler değildir; saltanat bir...
01.09.2024 00:01
“Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!  Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!  …. ”  Böyle diyordu, Sultânü’ş-şuara (Şairler sultanı). Şairin neler söylediğini şüphesiz en iyi kendisi bilir. Fakat şiirin bir mısrası veya bir kelimesi çok manalarla yüklüdür.   O bir Küheylan gibi hiç durmadı koştu. Dinlenmedi, soluklanmadı,...
18.04.2024 19:15
Bu kitap uzun yıllar süren bir çalışmanın ve gözlemlerin sonucu ortaya çıktı. Ülkemizde üniversiteleri değerlendiren bir kurumun varlığına rağmen, zaman içinde yapılan değerlendirmeler, önceden hazırlanmış şablon formun doldurulması ile gereğinden fazla kanıt arama telaşı arasında sıkışmaya başladı. Değerlendiriciler, ön ziyaret ve saha ziyaretlerinde hiçbir vakit sorma imkânı bulamayacakları yüzlerce soru...
17.02.2024 22:00
SUNUŞ: 1968 yılında İstanbul’da doğan Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 1995 yılında Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 1997 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden yüksek lisans derecesini alan Prof. Dr. Kızıltoprak, 2001 yılında da Marmara Üniversitesinden doktora derecesini kazandı. Kızıltoprak, “Mısır’da Osmanlı’nın Son Yüzyılı” , “Mısır’da İngiliz İşgali; Osmanlı’nın Diplomasi...
06.12.2023 09:45