BALKAN’DAN ÇANAKKALE’YE-11: “Şerefü’l-mekân, bi’l-mekîn!” demişler söz demini bilenler… Yani bir mekânın şerefi, orada bulunanlardan, orada ikâmet edenlerden, orada kıyâmet gününü bekleyenlerden gelir. Sadece orada hâlihazırda yaşayanlardan değil! O beldede önceden hayat sürmüş, aldığı nefesin hakkını vermiş, bir mefkûre uğruna canını ortaya koymuş insan-ı kâmiller, o toprağı şerefli kılar. Dahası bu...