Kırk Gece’de tefsir etti kelam-ı Rabbü’l-izzeti, Lütf-ı ihsan oldu halka Şeyh Abdülmetin İzeti Nihani Girizgâh Gönül dokuyan, sîne hakkeden ve aklımıza ışıklar salan ruh hamurkârları hiç şüphesiz mülkün efendileridir. Âlemin Varlık Sebebi’nin edep, irfan, hikmet ve muhabbet tâlimgâhında ders gördükleri için yaşadıkları toplumun mânâ direkleri olarak gökkubbeye dayanaktırlar. İnsanlık, onlar...
Ömer henüz on yaşında bir çocuktu. Denize yakın bir yerde evleri vardı. Fırsat buldukça babasıyla birlikte sandallarına biner, balık avlamaya giderlerdi. Balık avı yasağının kalkmasından bir gün önce, yine babasıyla akşamın ilk saatlerinde sandallarına binip denize açıldılar. Niyetleri balık tutmak değildi, biraz hava almak ve sakin dalgaların sesini dinlemekti. Ömer...
Liyakat denilen şey, işi ehline vermektir. Ehil, o işle ilgili teorik ve pratik olarak tecrübe sahibi kişidir. Ancak liyakat için tek başına tecrübe, meseleyi çözmez. Esasında tecrübe bir şeyi çözmez, tecrübenin kıymeti yansıtılmasından, bir basamak olarak değerlendirilmesinden gelir. Zira hiçbir iş öncekinin aynısı değildir. Böyle olduğundan liyakat için tecrübe gereklidir...
Yakın dönem düşünce hayatımızın önemli isimlerinden Peyami Safa’nın, Yeni Mecmua gazetesinin 20 Haziran 1942 tarihli nüshasında yayınlanan yazısı tam da bugünlerde mezuniyet heyecanı yaşayan üniversite öğrencilerine ders niteliğinde. Aradan geçen bir asra yakın zamanda halen güncelliğini ve anlam derinliğini koruyan bu yazıyı bütün mezunlara ve alakadarların bilgisine sunuyoruz: Salâhiyetim olsaydı,...
(Gecikmiş Bir Uğurlama Yazısı) Teftiş ve müfettiş kelimeleri kamu kurumlarının her kademesinde devletin gücünü akla getiren kavramlardır. Her iki kavram tüm kamu görevlilerinde aynı tesiri gösteriyor kanaatimce. Buna müfettişlerin kendileri de dâhildir. Genel bir ifadeyle Teftiş Kurulları ise kamu hizmetinin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğini tespit etmek, kamu görevlileri hakkında vuku...
Dünya, hızlı bir değişim içinde. Buna bağlı olarak tabiat değişiyor, insanlar değişiyor. Toplumlar ise baş döndürücü bir değişim ve başkalaşım süreci geçiriyorlar. Bu olup bitenlerden eğitim-öğretime dair yaklaşımların etkilenmemesi ve değişmeden sabit kalması mümkün mü? Millî Eğitim Bakanlığı’nın uzun süreden beri üzerinde çalıştığı, büyük emekler sarf ederek hazırladığı ve adını “Türkiye...
Malûm olduğu üzere müfredât, “tek, yalnız” mânâsına gelen Arapça “müfred” kelimesine çoğul eki -ât eklenmesiyle oluşmuştur. Kubbealtı Lugatı’na baktığımızda ise ilk olarak “basit şeyler, mürekkep olmayan şeyler” mânâsına gelir. Ergun Göze’nin de belirttiği üzere “Talebe hocasından ders alır (…) Önce harfler, sonra müfredât, daha sonra da mürekkebât öğrenilir.” Dolayısıyla müfredâtın...
Eğitimci olmama rağmen eğitimle ilgili yazılar yazmamaya özellikle dikkat ediyorum. Birçok dostumun eğitime dair yazılar yazmam gerektiğini salık vermesine rağmen yazmamaya gayret ediyorum. Eğitime dair yazılar yazacaklarımın olmayışından değil tabi ki. Elbette eğitime yıllarını vermiş birisi olarak söyleyecek çok şeyimiz var. Arka planda yazdığım, hatıralarımı not ettiğim, eğitimin aksayan tarafları...
Gittikçe akıl başa geliyor da akıl başta değilken daha huzurluydu sanki insanlar. Çıkış yolunu bildikçe, sorunlara çözüm bulmaya akıl erdirdikçe, herkese akıl dağıtmaya başladıkça huzur falan kalmıyor. Tecrübe sükûta büründürüyor insanı ama sükût da huzur vermiyor. Sessizlik tecrübeden kaynaklı bir duruş sadece… Belki de çok konuştuğumuz zamanlar içimizden atıyorduk kirleri...
Dünün, bugünün ve yarının tüm toplumlarında en önemli beşerî kaynak, yetişmiş insan gücüdür. Tarihte inanmış, iyi yetişmiş, tecrübe ve birikimi en üst düzeyde olan insanlar topluma yön vermiştir. Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı devletleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşlarında davasına inanmış, adanmış, tecrübe ve birikimleriyle topluma yön vermiş insanlar rol...
Ülkemizde yaşanan kimlik sorununu anlamak, iki yüzyıllık modernleşme serüvenimizi incelemeyi gerekli kılar. Zira her toplumsal sorunun son çözümlemede geçmiş ile gelecek arasındaki mücadelede yattığını kabul ettiğimizde, Anadolu insanının hikâyesine karşılık gelen kültürel coğrafyasını sancılı biçimde hala aramaya devam ettiğini görebiliriz. Tanzimat’tan beri hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye...