Milli Şairimizi, çağdaş ileri bilginin Batı’da bulunduğunu dolayısıyla Avrupa’daki fen ve tekniğin önemini hatırlatmaktadır. Zira “Batı’nın maddî gelişmişliği Doğu’nun varlığı için bir tehlike oluşturmaktadır. Doğu’nun var oluşu bilim ve teknoloji alanındaki geri kalmışlığından bir an önce kurtulmakla mümkündür. Doğu toplumları üç asırdır kaybettiği ya da takip edemediği bilimi Batı’dan almalıdır....
Fen ve teknikte üstün olan, bu konuda geri kalanlar üzerine egemenlik kurar. Buradan hareketle Mehmet Âkif, ümmetin zillet içerisinde olmasını, irfan gücünü ve bununla beraber ilim ve araştırma kudretini kaybetmesine bağlamaktadır. Batı’nın ortaya koyduğu, ürettiği, icat ettiği fen ve teknik, ona ihtiyaç duyanları, köleleştirmektedir. Bizdeki erdem de, bilgi ve teknik...
Son dönem mütefekkir ve münevverlerimizin eserlerine ve makalelerine bakıldığında, çoğunlukla ‘medreseler ve ıslahı’ konu başlığını görmek mümkündür. Âkif, zamanın âlim ve âkillerinden biraz farklı bir bakışı sergilemektedir. O, kültür ve medeniyet inşasında medreselerin rolünü ve katkısını unutmaz. İlim tarihimizde, medreselerin işlevi ve katkısını kendi zamanıyla karşılaştırarak hatırlatmaktadır. Düşünürümüz, medreselerin...
Mehmet Âkif, ilim ve bilgiyle Allah’ın ayeti Kur’ân’a yönelinmesine işaret etmektedir. Âkif, Müslümanlarla Batı arasında mukayese yapar: “Allah´ın kitabında, Resulullah´ın sözlerinde her devrede yaşayacak insanların ihtiyacını temine kâfi hakikatler var. Yalnız o hakikatler ilimle meydana çıkar. Kur’ân, Ayetullah değil mi arzda sema da birer Ayetullah´dır. Bizim gibi geri milletler...
Batı’da gelişen teknolojinin gerisinde kalan İslâm toplumlarının önce iktisadî, sonra siyasî ve içtimaî bozulmaya uğramaları aydınların başlıca meselesi oldu. Bir kısım aydınlar halihazır Batı medeniyeti ve kültürünü tamamen taklit yolunu benimserken, İslâmcılar, Batı’nın teknolojisini nakletmek ve fakat manevî kültürel değerlerde İslâm kaynaklarına sadakati savundular. “Müslümanların gerileme sebepleri arasında İslâmiyet’ten...
Safahat’ın Yedinci Kitabı’ndaki ‘Yeis Yok’ şiirinde Âkif, dünyaya geldiğimizden beri, bütün hayatımız, uğursuz telkinler içerinde geçti, diyor. Yas ilan edenler baykuşlar gibi birtakım kimseler, bizi ümitsizlik ve yeis telkinleriyle büyüttü. Bu öyle insanı tüketen bir aşı ki, onunla beyinler uyuştu, zihinler köreldi ve akıllar dumura uğradı. Böylece bir kaç nesil...
Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya Çalışmak ve İlim Tahsil Etmek Ankara’da Taceddin Dergâhı’nda varoluş mücadelesi veren Mehmet Âkif, devleti kurtarma, kurma ve derleme yolunda her şeyini verir. İstiklal Savaşı’nın ruhunu yüceltmeye çalışırken, diğer taraftan yeni devletin bağımsızlık savaşındaki İslâmcı ruh karakterini temsil eder. İslâmcı ve ruhçu karakteri korumak...