Fen ve teknikte üstün olan, bu konuda geri kalanlar üzerine egemenlik kurar. Buradan hareketle Mehmet Âkif, ümmetin zillet içerisinde olmasını, irfan gücünü ve bununla beraber ilim ve araştırma kudretini kaybetmesine bağlamaktadır. Batı’nın ortaya koyduğu, ürettiği, icat ettiği fen ve teknik, ona ihtiyaç duyanları, köleleştirmektedir. Bizdeki erdem de, bilgi ve teknik...
Modern mekteplere gelince; Âkif, onlara eleştirel bakmaktadır. Yüksek okul, yani üniversiteler, büyük maliyetlerle inşa edilmektedir. Siyasal, Tıp, Denizcilik, Veterinerlik ve mühendislik gibi müspet bilim veren bu yüksek okullar, Mehmet Âkif’in nezdinde, çağın bilimsel yaklaşımlarını elde edemediler ve bunları öğrencilerine yeterince aktaramadılar. Bu teknik okullardan çıkan insanlarımız, istenilen bilgi gücüne sahip...
Kitabın yazarı Ahmet Güner Sayar kaleme aldığı eseri şöyle takdim ediyor: Nice bir zamândır, Mehmed Âkif Ersoy’a dâir bir şeyler yazamamış olmanın sıkıntısını yaşamaktaydım. İsmini koyamadığım bu sıkıntı, içten gelen bir baskı ve zorlamanın sonucu idi. Dolanımda Mehmed Âkif Bey’e dâir esaslı bir biyografi çalışmasının olmayışı, onun düşünce iklimini relativist...