(Üçüncü Bölüm) En az 180 saatlik “Uzman Öğretmenlik Eğitimi” Programını faydalı buldunuz mu? Sorusuna 399 eğitimci katkıda bulunmuştur. “EVET” faydalı buldum diyenlerin sayısı sadece 19 olup genel katılımcıya göre oranı % 4,8 de kalmıştır. “HAYIR” faydalı bulmadım şeklinde cevap verenlerin sayısı 224 olup genel katılımcıya göre oranı % 56,1, “KISMEN”...
Bu yazının başlığını eğitim raporu koymak istedim. Ancak bir kavram olarak eğitimin sancımı dindirmeye yetmediğini hissettim. Bu nedenle eğitim sistemimizi değerlendirme yazısı, maarif raporu olarak ortaya çıktı. ’Türkiye’de Eğitimi Yeniden Düşünmek’’ Üzerine Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in Temmuz 2022’de piyasaya çıkan Türkiye’de Eğitimi Yeniden Düşünmek kitabından hareketle bir eğitim yazısı...
Ülkemizde öğretmen olmak için ya eğitim fakültesi mezunu olmak veya diğer fakültelerden mezun olup pedagojik formasyon belgesine sahip olmak gerekiyor. Bu niteliklere sahip olanlar KPSS’den yeterince yüksek puan alıyorlar ve öğretmen olarak atanıyorlar. Öğretmenin emekli oluncaya kadar geçecek öğretmenlik serüveni böylece başlıyor. Ancak bu öğretmenin öğretmenlik hayatı boyunca edindiği gelişmişlik,...
Abdulbaki Değer İngiliz Gazeteci: “Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?” Mahatma Gandhi: “Olsa iyi olurdu!” *** Meclis’te kabul edilip yasalaşan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu hatırlattı yukarıdaki diyalog. Adı büyük ancak içeriğinde bir şey yok. Yasalaşan kanunun bir meslek kanunu olarak nitelenmesi mümkün değil. Çünkü normalde üç yıldır konuşulan ve bütünlüklü bir halde...
Zeka genellikle bireysel anlamda kullanılan bir terimdir. Eskiden zeka denilince aklımıza tek şey gelirdi, sonra iş biraz karıştı, ‘Çoklu zeka kuramı’ diye bir terim çıktı ortaya. Buna göre sözel, mantıksal, görsel, bedensel, müziksel, kişisel, kişilerarası ve doğa diye zeka çeşitleri tanımlandı. İşler karıştı diye düşünseniz de aslında eğitim dünyası açısından...
Doç. DR. Ömer Faruk RECEP Meslek hayatım maalesef kötü kariyer örnekleriyle doludur. Fakülteye başladığım zaman profesör, doçent, şef gibi ünvanları duyunca zor erişilen, her babayiğidin harcı olmayan, çok çok büyük kariyer zirveleri gelirdi benim aklıma. Yaşadıkça neler görmedim ki… Sadece öğle arasında kısa bir süre hastaneye uğrayıp kaçan şefler, geç...