Bürokratik tayinlerin mahalli basın ve sosyal medyada takdim şekilleri gösteriyor ki insanlar liyakat ve ehliyete yeni kriterler ekliyor. Artık bölgecilik ve hemşehricilik liyakat ve ehliyetin önüne geçmiş durumdadır. CB Erdoğan’ın ve Bakanların yaptığı tayin tasarrufunun bölgecilik ve hemşehricilik bakış açısıyla ele alındığını gösteren internet platformu şu başlıkları attı: “ HATAYLI BAKAN YARDIMCISI GÖREVDEN ALINDI.” “NİĞDELİ … GENEL MÜDÜR OLDU.” Bu manşetler, sadece öz geçmişteki bilgiye bakılarak atılıyor, birinci...
Eğitim sisteminin en büyük sorunlarından biri ölçme ve değerlendirme şeklidir. Bizim sınavlar genelde bilgiyi ölçer. Çok soru kısa cevap tercih edilen bir ölçme şeklidir.“Türkiye’nin başkenti neresidir?” Sorusuna “ankara” demek yeterlidir. Öğretmen sadece bilginin doğruluğuna bakar, imladan puan kırmaz. Kırarsa büyük tartışmalar olur. Veli ve öğrenci, öğretmene çıkışır: “Sen Türkçe, edebiyat öğretmeni misin ki not kırıyorsun?” Öğretmenlik yıllarımda bu minvalde dilekçe ile notuna itiraz eden, kağıdının yeniden değerlendirilmesini isteyen...
-Doğumunun 121. Ölümünün 43. Yıl Dönümünde Necip Fazıl’a rahmet dileyerek- 29 Nisan 2026 tarihinde perspektifnet’te neşredilen Necip Fazıl Ödüllerini kim vermeli kim almalı konulu yazımızı doğru anlayanlar olduğu gibi ayrıntıları kaçırıp tek bir madde üzerinde yorum yapanlar da oldu. Yalnız, herkes ödüllerin bir enstitü veya Necip Fazıl adına kurulacak bir...
Cumhuriyet’in tek parti döneminde, kuruluş ideolojisinin karışmadığı, boşlukta bıraktığı bir alan düşünülemez. Jakobenizm tek parti dönemine uygun faşist bir uygulama olarak spor üzerinden insan bedenine de müdahale etmiştir. Bunun ilk adımı spor kelimesinin Türkçeleştirilmesi ile başlar. Latince kökenli “spor”, Güneş Dil Teorisine göre Türkçe ilan edilmiş, bu konuda ilmi (!)...
MEB’in ders kitaplarında bazı kavramları değiştirmesi memnuniyetle karşılandı. Ben de memnun oldum. Fakat bu değişiklik çok geç kalmış bir değişikliktir. Bunu ilk fark ve teklif eden yazar Samiha Ayverdi’dir. Şöyle ki : Samiha Ayverdi; Osmanlının bir devamı olarak kurulan Cumhuriyet’in de bekasının ecdattan devralınan dil, kültür, medeniyet, inanç ve hedeflerle...
Seçmeli Kur’an- ı Kerim, Seçmeli Peygamberimizin Hayatı, Seçmeli Osmanlı Türkçesi, Seçmeli Klasik Ahlak Metinleri, Seçmeli Adabı Muaşeret, (Ortaokullar için Görgü Kuralları ve Nezaket Dersi), İmam-Hatip Liseleri için Tasavvuf Kültürü dersi derslerin öğrenciler ve veliler tarafından tercih edilmemesi, oranın yüzde 5’lere düşmesi yeni bir tartışma konusu açmıştır. Çok iyi hatırlıyorum. Dersler Bakanlık tarafından onaylanıp yürürlüğe girdikten sonra bir, iki internet sitesinde kısa haber cümleleri ile yer...
Geçtiğimiz günlerde Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Milli Eğitim Bakanlığının seçmeli ders olarak koyduğu Siyer ve Kur’an- ı Kerim derslerinin öğrenciler tarafından (veliler de diyebiliriz) tercih oranının yüzde 5’lere düştüğünü açıkladı. Sayın Başkan, rakam vererek konuştuğuna göre bilgi kesin olmalıdır. Başkan’ın böyle bir açıklama yapmasının gerisinde Kahramanmaraş’taki öğrenci katliamı var. Dinî bilgilerden uzak durmanın sonuçları bu, demeye getiriyor. Sadece Başkan Erbaş değil, birçok gazeteci,...
Bir hadisi şerifte Hz Peygamber sav şöyle dediler: “Sizden öncekileri adım adım takip edeceksiniz. Onlardan biri kelerin deliğine girse siz de girmeye çalışacaksınız. Hatta onlar öz annesiyle zina etse sizden de bunu yapanlar olacak.” Sahabi sordu: Ey Allah’ın Resulü! İzleyeceğimiz bizden öncekilerden maksat Yahudi ve Hristiyanlar mı? Peygamber şöyle cevap verdi: Elbette. Başka kim var ki” Bu hadisi şerifi Şanlıurfa’da bir...
-Ne idi, ne oldu, bundan sonra ne olacak- Talim ve Terbiye Dairesinin kuruluşunun üzerinden tam yüz yıl geçti. (3 Nisan 1926). İlk önceleri Tercüme ve TedkikHeyeti azaları marifetiyle yürütülen talim ve tedris işleri bu tarihten sonra talim ve terbiye dairesinin uhdesine verildi. Başlangıçta sadece ilmî heyet değildi. Karar alma ve icrada Bakanlık kadar etkili bir daire idi. O kadar ki CelaleddinÖktem, imam...
Siyonist İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşı Türkiye’de pasif direniş hareketi olarak İsrail’e destek veren fabrika ürünlerine, firmalara, kafelere boykotla cevap verildi. Birçok siyonist ürün satıcısı, acenteler bundan olumsuz etkilendi. Yaptıkları indirimler çare olmadı. Büyük şirketlerin ve yarı tüzel kurumların aktif olarak katılmadığı, yöneticiler tarafından açık bir dil ile desteklemediği halde toplum...