Tarihin her döneminde bilgi, insanı yüceltici bir güce sahip olduğu kadar, onu alçaltıcı bir iktidar aracına dönüştürebilecek potansiyele de sahip olmuştur. Gazâlî’nin dediği gibi: “İlim, sahibine edep kazandırmıyorsa, o bilgi değil, yük olur.” Çünkü bilgi, kalbi terbiye ettiğinde hikmete, yani irfana yükselir; nefsin hizmetine girdiğinde ise bir gösteriye, bir iktidar...
Zamanın Kalbinde Manevî Bir Yolculuk Ankara’nın kalbinde yer alan Hacı Bayram Camii ve çevresi, sadece mimari bir yapı değil, aynı zamanda zamanla, ruhla ve insanla konuşan bir hafıza alanıdır. Bu alan, modern şehir insanına kadim bir ritmi, “Müslüman saatini” hatırlatır. Hacı Bayram’da öğle vakti, hem fizikî hem de metafizik anlamda...
Vahiyle ve kâinattan süzülüp gelen bilimlerle insana akan bilgi, akıl ve kalp kapılarından kabul edilir. Vahiy ve fenlerden gelen bilgiye beyan, akıl şubesinin beyanı yorumlamasına burhan, kalp tarafının beyanı işlemesine irfan deriz. Beyan, burhan ve irfan hep birlikte gerçeği/hakikati/hidayeti ortaya koyarlar. Eğitim yolunda insan, bir kuşun kanat çırpması gibi akıl...
Türk Dil Kurumu, Arapçadan dilimize geçen “zan” kelimesine “sanı” karşılığını vermiş. “Sanma durumu veya sonucu, zan…” olarak tanımlanan sanı, sanmak fiilinden geliyor. Sanmak ise “1) Herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek. 2) Tahmine dayanarak hüküm verme, farz etmek. 3) Bir şey veya kimsenin … olduğunu düşünmek;...
Işıklı sokaklar. Hediye stantları… Süslenmiş çamlar, renkli çantalar. Koşturmalı telaşlar… Yeni yıl gelmiş meğer. Meğer eskisi gitmiş, bir koca yıl bitmiş mi, bitmiş. Hadi şimdi yeni bir hesapla eski yılı resm edelim. Alalım hafıza kalemimizi elimize bakalım ne olup ne bitmiş bizde, dökelim önümüze. Geçen yılın coğrafyasına bakalım önce. Kaç...
İbrahim Tenekeci’nin derviş yüreğinden süzülen “Kalabalık ve kabalık içindeyiz. Nezaketi zayıflık olarak görenlerin arasında yaşıyor.” sözü, çağımızın çarpıklıklarının en güzel ifadelerinden biridir. Zira bu çağda insan, inceldikçe incitiliyor. Malum olduğu üzere Anadolu’yu mayalayan irfan erleri, Türk toplumuna edep denilen bir kaftan giydirmişti. Kadın ve erkek, büyük ve küçük herkesin ortak kimliği idi edep. İnsanlar birisine hitap ederken bencil olsa bile “ben” demez hizmetkârınız anlamına gelen “bendeniz” derdi. 63...
İnsan, küfesinde taşıdığı yükün mesulüdür. Bu dünyada bizi biz yapan şeyler üzerimizde taşıdığımız yüklerdir. Benliğimiz çoğunlukla üzerimizde taşıdıklarımızdan müteşekkildir aslında. Bu yüklerin bir kısmını bedenimizle, bir kısmını da ruhumuzla, zihnimizle, kalbimizle taşırız. Üzerimizdeki elbiseyi, ellerimizdeki ve ceplerimizdeki nesneleri taşıdığımız gibi; kalbimizdeki duyguları, zihnimizdeki düşünceleri, hafızamıza işlediğimiz olayları, ruhumuza yerleşmiş huyları...
Vaktiyle Almanya’da görev yapan din görevlileri için düzenlenen sempozyumda bir tebliğ sunmuştum: “Din Görevlisinin Misyonu” başlığını taşıyordu. O zaman bu çalışma bir risale halinde din görevlilerinin bir bölümüne dağıtılmıştı. Bu yazımda o tebliğden esinlenerek ve günümüzdeki ihtiyacı dikkate alarak ilim adamının misyonunu bir nebze irdelemek istiyorum. Burada ilim adamından kastımız,...
Tüketim adına insanın değerlerini ihmal eden kapitalist dünya, geldiği Endüstri 5.0 çağında onu imha anlamına gelecek bir yola girdi. Robotik aletlerle yürütülen teknoloji çağında; insanın zihni, kalbi, cinsiyeti, duyguları, kadim ve fıtrî değerleri silinmeye başlandı. Toplumla teknolojinin kusursuz uyumunu esas alan bu çağ, çeşitli alanlarda ürettiği insansız araçlar ve yapay...
“Bir tel kopar âhenk ebediyyen kesilir.” Yahya Kemal Türk dili! Ey uçurumun sarp duvarında açan kır çiçeği! “Ey keder yüklü kap, ey görkemli suskunluk!” Bir direniş türküsüdür seninki… Bakanlık, okullarda Türkçenin doğru kullanımına yönelik bir dizi kararlar almayı elzem buldu. Dilimizin âsûde bahçelerinde nâz ile neşv ü...
Bir sitem değil bir selam ve duadır “aşk olsun.” Niceliğin niteliğe henüz hükmetmediği ve insanın kardeşiyle kendini eş gördüğü dönemlerde gönül ehlinin gönülden yaptıkları bir derin duadır “aşk olsun.” Bilginin salt bilinmesi gereken bir nesne konumuna düşmediği ve bilgelik yurduna açılan bir kapı kabul edildiği devirlerde, bilgece verilen bir samimi...