Geçenlerde İlahiyat Fakülteleri ve mensupları için çok tekrarlan genellemelerden biri dikkatimi çekti: “Bugün ilahiyatçılar arasında hatırı sayılır bir ateist zümre bulunmaktadır. Bu yanlış seyir ilahiyatlarda dini eğitimin yanlış kurgulanmasından da kaynaklanmıştır. Ali Fuad Başgil’in ifadesiyle bu okullar ancak din münekkidi yetiştirir. Öyle de olmuştur. Bunun önünün alınması dinin doğru anlaşılmasıyla mümkündür.”...
Katar’dan Türkiye’ye taşınan Moritanyalı akademisyen Muhammed Muhtar Şankiti Katar, İhvan ile yollarını ayırınca Türkiye’ye gelmiştir. Belki yerleşik olarak kalacak. Hakkında sayılabilecek kusurları arasında İran’a mesafesiz yaklaşması gelmektedir. Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde Mehmet Görmez ile birlikte çalışacak. Şia’yı kayırması ve yatkınlığı nedeniyle çeşitli eleştirilerin muhatabı olmuştur. Sallabi gibi Şankiti de...
MEB’in ders kitaplarında bazı kavramları değiştirmesi memnuniyetle karşılandı. Ben de memnun oldum. Fakat bu değişiklik çok geç kalmış bir değişikliktir. Bunu ilk fark ve teklif eden yazar Samiha Ayverdi’dir. Şöyle ki : Samiha Ayverdi; Osmanlının bir devamı olarak kurulan Cumhuriyet’in de bekasının ecdattan devralınan dil, kültür, medeniyet, inanç ve hedeflerle...
Ramazan ayı ilk ve en evvel Kur’an ayıdır. Kur’an ise aşkın varlığımız Allah ile ilişkimizi sağlayan bir mümin için en belirleyici referans kitabımızdır. Dolayısıyla; Ramazan ayı önce Recep ve Şaban isimli yardımcıları ile hazırladığı mümin için; ana dersin talim ettiği baş üstadıdır. Ramazan üstadın görevi; Kur’an rehberliğinde ve önderliğinde muhatap...
–Misyonerlik dinî bir hareket değildir milletimizin bekasına ideolojik bir tehdittir- Dikkat ediyor musunuz? Gençlerin uyuşturucu, akran zorbalığı, cinayet, LGBT sapkınlığı, tiktok vb mecralardan gelen tenkitler, kumar, internet bağımlılığı gibi ülke dışından gelen, ülkemizi içeriden çökertmeye çalışan açık veya gizli mihrakların çalışmaları etrafında tartışıyoruz. Zaten evlilikler durma noktasına geldi, boşanmalar arttı,...
Sebe, Kur’an-ı Kerim’de bir surenin adı, aynı anda tarihte bir kavmin de adıdır. Kur’an-ı Hakim, evvelki kavimlerin ahvalinden, kendilerine verilen nimetlerinden, imtihanlarından ve eğer varsa cezalarından, cezalarının sebeplerinden bahseder. Bu ise, sonradan gelenler, bu ibretlik olaylardan ders çıkarsınlar, bahse konu hatalara düşmesinler, selamette olsunlar diyedir. Aldıkları bu dersler ve ibretlerle cezaya...
İslam İktisadı Eğitimi-Öğretimi-5 İslam İktisadının İkincil (Fer’î) Kaynakları –Devam- Sedd-i Zerâyi’ Sözlükte zerîa kelimesinin çoğulu olarak “yollar, vasıtalar” anlamında kullanılan zerâyi’, İslam hukuku terimi olarak “hukuken yasaklanmış sonuca götüren yollar” anlamında kullanılmıştır. Sedd-i zerîa’ kavramı da “kötülüğe/mefsedete götüren yolların/vasıtaların yasaklanması/engellenmesi” anlamındadır. Yol, mefsedete/hukuken yasaklanmış bir sonuca götürüyorsa daha başından yasaklayıcı...
Hz. Aişe Validemize sormuşlar: Peygamberimizin ahlakı nedir? O da gayet öz ve özet bir cevap vermiş: Kur’an’dır. (Müslim, Müsafirin 139). Demek ki Kur’an-ı Kerîm, Rahmet Peygamber’inden itibaren hayata ve davranışa yansıyan bir kitap olup müslümanın hayatının ölçüsü, rehberi ve ilham kaynağıdır. Böyle olunca da herkes tarafından anlaşılması ve topluma anlatılması...
Ebu Hanife’yi nasıl okumak veya tanımak lazım? Tarihte nereye veya hangi çığıra yerleştirmek doğru olur? Hakkında başkalarından menkul değerlendirmeler ne kadar isabet ediyor, gerçeği aksettiriyor? Ebu Hanife kelam ekollerinden önce fıkhi ve kelami değerlendirmelerde bulunmuştur. Dolayısıyla kelamcıların öncüsü ve selefleri arasındadır. Bu hususta en çok tartışılan görüşü amellerin imandan bir...
Merhamet, iyi, doğru ve düzgün davranışları ödüllendirmek; adalet ise kötü ve zararlı davranışlara karşı caydırıcı ve cezalandırıcı önlemler almaktır. Bu yüzden İslam’da merhamet müminlere, mazlumlara ve mağdurlara yönelik; adalet ise isyankarlara, düşmanlara ve zalimlere yönelik işletilir. Merhamet ve adaletin en çok arandığı yer şiddetin, zulmun ve acımasızlığın ölçüsüzce sergilendiği savaş meydanlarıdır. İşte mümin burada Allah’ın emrine ve...
Davet kelimesi Arapçada “seslenmek, dua etmek ve yemeğe çağırmak” gibi anlamlarda kullanılmaktadır, ıstılahtaki anlamı ise inanmayanlara yönelik dine davet ve inananlara yönelik dinî görevlerini yerine getirmeye çağrıdır. Davet kapsamına inanmaya çağrının yanında irşat, iyiliği teşvik ve kötülükten sakındırma; hayırlı, doğru, faydalı ve güzel işleri/davranışları tavsiye etme, doğru yolu gösterme; ıslah,...