Gençliğimizin kara yağız delikanlısı, geniş alnı, dolgun yanakları, kemerli bir burnu, muntazam bir ağız, üst dudağı ince ve alt dudağı etli, simsiyah bıyıkları ve iki bitişik gür kaşlarıyla o tam bir Mezopotamya güzeliydi. Yıllar geçince o gür saçları ve o gür kaşları bembeyaz oluvermişti pamuk baba oluvermişti birden Nuri...
Milli Görüş Davasının yiğit erlerinden , Kahramanmaraş’ın uç beylerinden ; FATİH simgesinin unutulmaz simalarından Ali Sezal’da bugün Hakka yürüdü. Siyasi tarihimizde “ FATİH “ simgesini Serhat Şehri Van’ın Belediye Reisi Fethullah Erbaş’ın, Milli ruhun ve Milli duruşun simgesi, Yedi Güzel Adamın yurdu Kahramanmaraş’ın yiğit Reisi Ali Sezal’ın, Anadolu Selçuklu Devletinin...
İsmetine el uzatılmış bakire gelin şehirDün senin için ağlayanlar, şehit olanlar vardıYa bugün!Herkes kendi iktidarlarının derdinde.Başları yerde, gözleri korkuyla yuvalarından fırlamış Kimsenin yüzüne bakacak yüzleri kalmamışİnsan kisvesinde geziyorlar yeryüzünde Ah Kudüs ! ah Kudüs ! Selahattin’ler öldü !Selaları bile okunmadı minarelerdenKılıçarslan öldü.Bugün onların adını bile ağızlarına almaya cesaret edemeyenler hükümranlar yeryüzündeBirde ...
Şarkın haşin karakterini her hücresinde taşıyan, vefanın cisimleşmiş şekli, dostunun dostu ve bir mertlik/yiğitlik abidesidir İhsan Süreyya Hocam. O, kah Pervari dağlarında seyelan eden bir arının kanat vızıltısını, kah Kahire’de köhne medreselerin hücresinde karıştırılan kadim bir siyerin hışırtısını, kah Viyana’da Tuna nehrinde seyahat eden bir sefinenin güvertesinde okunan Kur’an...
Şeyh Muhammed Raşid efendi, bütün ihtişamıyla Divanından inmiş ve sırtındaki deve yününden yapılmış abasıyla, iri yapılı gövdesiyle bir dağ gibi yürüyerek yanındaki müritleriyle geliyordu bize doğru. Mustafa Yazgan ilk kez görüşecekti onunla. . Ben daha evvel görüşmüştüm ve kendileriyle sohbet etmiştim. Şeyh Efendi, gül tarhını bir iki adım geçti. Oğlu...
Urfa’nın ilçelerinde de gayret sarf ediyorduk Refahın güçlü olması için. Zira biz sadece Belediyecilik yapmak için seçilmemiştik. Bizim bir vizyonumuz ve misyonumuz vardı. Eskimez yeni bir davamız vardı. Bizim yeniden bir Dünya kurma sevdamız vardı. Bunu gerçekleştirmek için yıllarca gergef gergef fikri çalışmaları belli bir kadro ile yapıyorduk tüm yurtta. ...
İnsanlar bir katır kaldıramazken dağlara Yılmaz Yalçıner, Mekki Yassıkaya ve Ömer Yorulmaz davaları için uçak kaldırıyordu. Yürek isterdi o dem böyle bir eyleme girişmek. İslami hassasiyeti ve deli cesaretiyle birleşince soyadı gibi Yalçın ve ismi gibi Yılmaz olmuştu O. Çok üzüldüm böyle yürekli insanların aramızdan ayrılmalarına. Kader bu ne gelir...