Nerede o eski ramazanlar diye başlamayı düşünmüyorum. Endişeye mahal yok. Ramazan ayı üzerine düşününce aklıma ilk gelen şeyi sizinle paylaşacağım. Efendim malum Konyalıyız. İlk çocukluğum diye niteleyebileceğim beş altı yaşlarında iken Kovanağzı semtinde ikamet ediyordu bizimkiler bittabi ben de. Orada Ramazan ayına dair hatırladığım; anacığımın öğleyin içini tepeleme ekmekle doldurduğu...
Mitoloji insanlığın başlangıcıyla sahneye çıkan ve izleri günümüze kadar ulaşan büyük bir hazinedir. Bu hazine insanla ilgili her şeyi içine alır. O insanı ve anlama çabasını insana anlatan en eski söylencedir. İnsan, bilmek ve anlamak ister. Bunun için kendisiyle ve içinde yaşadığı dünya ile ilgili sorular sorar. Diğer canlıların aksine...
Yalnızsın biliyorum… Yalnız geldin dünyaya, yalnız yaşadın; yine yalnız gideceksin âlemi bekâya… Annenin karnında başka bir âlemde idin; o daracık uçsuz bucaksız yerin tek hâkimi, kralı idin… Dilediğince yaşar, yalnızlığınla rahatça hem dem olabilirdin. Gün geldi ayrıldın oradan istemeyerek. Zira belli bir müddet idi misafirlik ve göçülecekti el mahkûm. Dar-ı...
Edebiyatımızda çoğu yazar eserlerini kendi ismiyle değil, önceleri mahlas sonra müstear olarak adlandırılan takma isim kullanarak neşretmiştir. Peki, ama neden? İnsan neden bunca zahmet ve meşakkatle meydana getirdiği eserinin altına belki de en fazla keyif veren ve gurur kaynağı olan kendi ismiyle imza atmaz? İşte tarihten birkaç örnek; Koskoca cihan...
Günler son sürat geçiyor. Saatlerin, dakikaların ardından yetişmek neredeyse imkânsız; aylar birbiri ardınca dizilmiş boncuk taneleri gibi uygun adım; yıllarsa dere misali akıp geçmede… Akarsuların dur durak bilmeden biteviye akıp büyük bir ummana yol alması gibi ömürlerimiz farkına varmadan tükeniyor. Bir Ramazan ayını daha gerilerde bıraktık; hatta bayram bile mazinin...
Bir kitabın sonuna geldiğinizde bir arkadaşla vedalaşırken olduğu gibi küçük ya da üzerinizde bıraktığı tesire göre büyük bir burukluk yaşarsınız. Kitabı kapatır, arkanıza yaslanır kapağını evirip çevirirken onun handiyse ağzınızda bıraktığı tada odaklanır, dalarsınız. Bu normal olandır. Ah ki şimdilerde korkarım kimselerin ne durmaya ne düşünmeye zamanı olsun! Bitip tükenmeyen...
Yozlaşmak: 1.Kişi, toplum vb. özündeki iyi niteliklerini, değer yargılarını, birtakım dış etkenlerle yitirerek bozulmak, kötüye gitmek; dejenereleşmek, dejenere olmak, tereddi etmek. 2.Dönüşen, bir halden başka bir hale geçen. Evet, işte tam da bu… Toplumun şu an içinde bulunduğu durumu açıklayan kelime… ne yazık! Toplumu tanımlarken toplumu oluşturan unsurları, bizleri hepimizi...
Yüzyıllardır insanoğlunun gündemini meşgul eden kadim konulardan biridir sanat. Sanat nedir? Sanatçı kime denir? Bir yapıtın sanat olarak adlandırılması için gerekli kıstaslar nelerdir? Filozoflar, eleştirmenler, bilim insanları yıllarca üzerinde düşünerek kendilerince yorumlayıp cevaplandırmaya çalışmışlar. Söz gelimi bir kısmı, “Sanat güzeli ve güzelliği anlatandır.” diye yanıtlamış. Bazıları ise güzelliğin göreceli olduğunu,...
Hikâyelerden Oluşan Kitap “Sokakta kaza var, ortalık kan revan. Bir özel araçla bir midibüs çarpışmış. Ortalığa saçılan yaralılardan kendini bilmez yatanlar ve aklı başında olup feryat edenlerle vücudundaki kanı görüp kendini bilmez yatanlara gıptayla bakanların panoramik görünümü bir film platosu hissiyatı veriyor. Bir aralık kara bulutların gafletinden yararlanan güneş görünüyor...