Oğlum, haydi atları sulamaya götür, derdi babam. Ağustos sıcağında, hiçbir ağacın olmadığı dağ başında, kurumuş otları yiyen atların tabi ki sürekli sulanmaya ihtiyacı vardı. Peki, sahurda atlara binerek birkaç saatlik yolu teperek dağ başındaki ekin tarlasında o Ağustos sıcağında oruç tutan insanların suya ihtiyacı olmaz mıydı? Olurdu elbette, hem de...