Maarifin Türkçesi olarak yazdım başlığı. ”Eğitim” halimi takrire kâfi gelmedi. Bir medeniyetin en nitelikli sosyal, kültürel, edebi ve insani birikimi büyük medeniyet havzasının ortasında yer alan şehirlerde oluşur. Bu birikimi gelecek nesillere aktarma aracı ise dildir. Kitle eğitiminin hayatımıza hakim olduğu günümüzde ise dilin mahiyeti, enginliği, zenginliği ve derinliği kitle...
Felsefe geleneğinde “düşünen canlı” olarak tanımlanan insan, akıl sahibi olmakla öteki canlılardan ayrılmaktadır. Fârâbî, düşünmeyi bir “iç konuşma” olarak tanımlamış, bu sebeple gramerin lisanın mantığı, mantığın da düşünmenin grameri olduğunu ima etmiştir (İḥṣâʾü’l-ʿulûm). Sözlüklerde düşünmek eylemi “Zihninde bir şey canlandırmak, elde edilen bilgilere zihnî faaliyet uygulayarak düşünce meydana getirmek, fikretmek; tefekkür...
Değişik vesilelerle eğitimde beklediğimiz başarının, sürekli yaptığımız gibi, okulla, okulun işleyişiyle sınırlı olmadığının altını çizmeye çalışıyoruz. Altını çizmedeki ısrar varlığını eğitimi okula kapatan, orada sınırlayan ve hayatın diğer alanlarıyla olan etkileşimini görmezden gelen kavrayışımızı terk etme çabamızdan, gerekliliğinden alıyor. Gerçekten de hayatımızda eğitim-öğretim anlamında yapılacak tüm iş ve işlemlerin, yaşadığımız...
Batı ve sonraları batıyı takip eden bizim gibi ülkeler, eğitimin masumiyetini Aydınlanma dönemiyle başlayan sürece boyun eğerek sonlandırdılar. Bunun somut örneğinden biri Almanya’da başlayan zorunlu eğitimle Fransız ihtilali sonrası kurumsal olarak kitle eğitimine odaklanılmasıdır. Avrupa’yla birlikte 19.yüzyıl boyunca ülkelerin büyük çoğunluğu zorunlu kitle eğitimini amaç haline getirdi. Bu yönüyle eğitimin...
İştikâk alâkası, müştak kelimelerin anlamlarını âdetâ tek bir tohumun içindeki mânâ âlemine ircâ eder… N-f-s üçlüsü de kendisinden türeyen, türevlenen kelimelerin anlamları için âdetâ böyle bir tohumun kök uçlarıdır… Nefs, nefes, nefâset kelimeleri ve müştaklarının, aralarındaki anlam alâkaları ile oluşturdukları kavram âilesi zengin ve rengârenk dünyâsıyla karşımızda durmaktadır… Nefs, kelime...
Gencin kendilik bilincini kazanması temelde bilgiye dayansa da bilgiyi üretme ve bilinçli eylemde bulunma kapasitesini seferber etmesi anlamında bilgeliğe müracaat etmek zorundadır. Bu çerçevede bilgeliği, yaşam sürecinde elde edilen bilgileri hayata yansıtma, her şeyi tüm yönleriyle birlikte değerlendirerek ne zaman, nerede, nasıl davranacağını ve konuşacağını bilmek olarak niteleyebiliriz. Hayata dair...
Okumak ve düşünmek insana mutluluk mu verir yoksa mutsuzluk mu? Son zamanlarda bu ya da buna benzer sorularla muhatap olduğunuzu biliyorum. Bu meselenin müzakeresine yönelik de çoğunlukla olumsuz veya kötümser bir bakış açısıyla karşı karşıyayız. Baştan belirteyim, ben bu grupta değilim. Çünkü bir dil eğitimcisi olarak okuyan, araştıran ve düşünen...
Batı’da gelişen teknolojinin gerisinde kalan İslâm toplumlarının önce iktisadî, sonra siyasî ve içtimaî bozulmaya uğramaları aydınların başlıca meselesi oldu. Bir kısım aydınlar halihazır Batı medeniyeti ve kültürünü tamamen taklit yolunu benimserken, İslâmcılar, Batı’nın teknolojisini nakletmek ve fakat manevî kültürel değerlerde İslâm kaynaklarına sadakati savundular. “Müslümanların gerileme sebepleri arasında İslâmiyet’ten...
Nurettin Topçu genç cumhuriyetin eğitimlerini batıda özellikle Fransa’da tamamlamak üzere yurt dışına gönderdiği ilk öğrenci grupları içinde yer almıştır. 1928 yılında Fransa’ya giden Topçu, Sosyal Bilimler/ Ahlâk Felsefesi alanında doktora yapan ilk Türk öğrencisidir. Nurettin Topçu 1928/29 eğitim döneminde fark derslerini vererek lise eğitimini tamamlamış ve 1929-30 eğitim-öğretim yılında Aix’de...
Genellikle ‘din ile bilim’ terkibinden ya da uyum veya uyumsuzluğundan bahsedilir. Bu tartışma güncellenerek devam etmektedir. Konu, dinin ilimle çatıştığını varsayanlarla yok sayanlar arasında sical halindedir. Bu tartışma bitmese de elimizde paralel bir konu daha var. Dilin bilim karşısında kifayeti veya kifayetsizliğidir. Bir başka ifade ile dilin ifade gücü ve bunun yenilenmesi....
Bugün tepeden aşağıya kumanda edilen kurumsallaşmış eğitim kurumlarını dolayısıyla okullaştırılmış toplumu eleştirmeyen ve eğitimin ancak zorunlu ve tek-tip eğitim kurumlarından verilebileceğini iddia eden yani “eğitim şart” diyen insanların eğitim önerilerini dikkate almıyorum. Çünkü öğrenmenin sadece okullarda birer uzman tarafından verileceği inancı bir yanılsamadır. Bu konuda ben de kısmen Ivan Illich...