En büyük talihsizlik, bir ezberin kıskacında hayat sürdürmektir. Ezberler, şüphesiz boş ve anlamsız prangalar olarak nitelenemezler. Hayatı kolaylaştırma, öngörülebilir bir düzene koyma anlamında önemli işlevleri var. Ezber, bir pratiğe, bir birikime, bir tecrübeye göndermede bulunur. Bu açıdan burun kıvırılıp bir kenara bırakılamaz. Ancak ezber ile ilişki belirli bir eleştirellik ve mesafe barındırmazsa,...
Hayat, ince bir sırat köprüsü gibi. Peki neden? Her adımda düşme korkusu var ve tabi ki her düşüşte de yeniden kalkma umudu söz konusu. İnsan, bazen kendi hatalarıyla bazen de etrafındaki insanların hatalarıyla düşer yada düşmenin eşiğine gelir. Ayağı kayar, düştüğü yerde acıyı hisseder. Ancak asıl mesele, bu düşüşü bir...
Önceki iki yazımda “Medeniyetlerin Beşiği Olan Orta Doğu, Orta Doğu’da Bir Elin Beş Parmağı Olan Milletler, Olaylar, Hadiseler ve Yorumlar, Birleştirici Evlilikler, İsyan ile Clara’nın Düğün Merasimi, İsyan’ın Babasının 40 Odadan Oluşan Evi ve Orta Doğu İçin Bir Umut”başlıklarıyla romandaki kurguyu bu yönleriyle tahlil edip yorumlamıştım. Şimdi ise romandaki Cenaze Töreni ile devam edip bu yazı serimizi tamamlamaya çalışalım. Cenaze Törenleri Romanda, düğün...
Önceki yazımda Medeniyetlerin Beşiği Olan Orta Doğu, Orta Doğu’da Bir Elin Beş Parmağı Olan Milletler, Olaylar, Hadiseler ve Yorumlar başlıklarıyla romanı bu yönleriyle yorumlamıştım. Şimdi ise yazımıza kaldığımız yerden devam ederek romandaki evlilikler, mekânlar ve cenaze törenleri üzerinde durup kurguyu bu yönleriyle yorumlamaya çalışalım. Birleştirici Evlilikler Maalouf, Acem asıllı Kitabdar...
Müfredat, mülakat, ÖMK gibi tartışmalarla başladı yeni eğitim-öğretim yılı. Daha önce de belirttiğim üzere yeni yıl, işleyişi ve sonuçlarıyla önceki yılların bir kopyası olacaktır. Sanırım netleştirmemiz gereken husus şu: Yeni yıl öncekilerin bir kopyası neden olmasın? Eğer bu sorunun yanıtı bir kopya olmaması yönünde ise o zaman şu soruya cevap...
Okulların açılmasına az bir süre kaldı, ardından üniversiteler arz-ı endam edecek. İlköğretim ve ortaöğretim çağındaki talebelerin anne ve babaları kırtasiye ve diğer masrafları, üniversitelilerin ebeveynleri ise barınma başta çeşitli meseleleri halletme telâşında. Bunlar işin malûm tarafı, fakat ben sürekli yazdığım, dillendirdiğim temel eğitim ve öğretim meselelerinden bahsedeceğim bugün de. Belki...
İŞKUR, gelecek on yılda gözde olacak meslekleri açıklamış: Yazılım mühendisliği, E-Ticaret uzmanlığı, Yapay zeka uzmanlığı, Bilişim uzmanlığı, İnşaat mühendisliği, Pazarlama uzmanlığı, Dil ve konuşma terapistliği ve CNC operatörlüğü. Belki eskiden aklımıza bile gelmeyen meslekler, bugün geleceğimize yön veriyor. Peki biz ne yapıyoruz? Büyük ölçüde klâsik mesleklere dönük bölümlerle maarife devam…...
İnsanlar hayatlarında duygunun yerini küçümserler, lakin hayatlarını duygularla yönlendirirler. Çünkü duygu aklın çeperinde değil, merkezindedir. Gönül ile vicdanın insan biyotiğinde yeri bilinmese de, bunu ruhta aramak en doğru olandır. Dışardan bir etkiyle duyumsadığımız acı, tatlı, ekşi, tuzlu ve benzerlerinin yeri, muhtemelen, ruhun insana verdiği duygulardan kaynaklanıyor. İnsanı anlamada ve tanımlamada...
Öğrencilerin okuldan aldığı bilgi miktarını, ölçme amacıyla çeşitli sınav türleri ölçme değerlendirme aracı olarak kullanılmakta. Bir başka adı imtihandır. Sınav maksatlı ölçme değerlendirme yaparken, öğretmenlerin çeşitli amaçları olabilir; öğrenme düzeyini ölçme, hazır bulunuşluğu ölçme gibi. Bu tür sınavların genel amaçları ise bir üst sınıfa geçmeye yeterli olup olmadığıdır. Okul sınavlarından...
Sömürgeciliğin her türünün işlendiği son asırda ve yaşadığımız yeni asrın ilk çeyreğinde devletler, toplumlar, sistemler ve insanlar sıkışmışlık hali yaşıyor. Bir bunalım haline gelen hayatta ekonomi, siyaset, hukuk, eğitim gibi toplumun ana arterleri artık insanların hayrına çalışmıyor. Özellikle Batılılar, ürettikleri kavramları/uygulamaları güzelleştirerek ve tek çözüm haline getirerek ülkelere uygulattırıyor, lakin...
Yıllar önce zorluklarla mücadele etmenin mükafatı, yahut fazileti üzerine bir menkıbe (anekdot) okumuştum. Padişahın, yahut kralın biri sarayının penceresinden görünen ve biraz ilerden şehire geçen yolun tam ortasına bir kaya oturtur. Altına da bir kese altın kor. Pencereden gelip geçenleri seyreder. Kimi kayanın üst tarafından, kimi alt tarafından ıkına sıkına...