Sandım ki sade ben oruçluyum! Çanakkale zaferinin 109. Yılında Çanakkale Kahramanlarımızı, Bedri’n Arslanlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhlarının şad, mekanlarının cennet olmasını diliyorum. Yazıma, Çanakkale ruhunu yansıtan, Çanakkale Harbi’ne katılan bir neferin Kızına hitaben yazdığı bir mektup ile başlıyorum. “Benim güzel kızım! Evvela selam eder,...
Ey şehid oğlu şehid, ey şehid oğlu şehid! Onlar şehadete tekbirlerle, dualarla yürüdüler, ölümsüzlüğe vardılar… Millet hâfızasında hâlâ canlılığını korumakta olan bir savaşın ve büyük zaferin 100. yıldönümündeyiz. Aradan tam bir asır geçti, fakat hâtırası hâlâ taptaze. Dün Çanakkale vardı, bugün de Çanakkale ile doluyuz. Çanakkale toprağına hem bugünkü vatanımız...
Çanakkale zaferinin 108. Sene-i devriyesinde Çanakkale şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun! Çanakkale Muharebeleri 1. Dünya savaşı içinde yer alan, 3 Kasım 1914, 9 Ocak 1916 tarihleri arasında Gelibolu yarımadasında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf devletleri arasında vuku bulan, kara ve deniz savaşlarıdır. Çanakkale muharebeleri itilaf devletleri...
BALKAN’DAN ÇANAKKALE’YE-10: (Çocuklarımızın, hayatını çok iyi bilip fedakârlıklarından ders çıkarması gereken o kadar çok Çanakkale kahramanı var ki… Yüz yılı aşkın süredir adı anılmayan… Unutulan… Ders ve okuma kitaplarından uzak tutulan… “Ana konu” olmaları gerekirken…) Şarktan garba, 22 milyon kilometrekare alanı İslâm’ın hükmüne açmış bir devlet olan Osmanlı cihanşümûl Devleti’nin...
BALKAN’DAN ÇANAKKALE’YE-6: ABDURRAHMAN OĞLU GÂZÎ HÜSEYİN (SEYFULLAH) ABDURRAHMAN OĞLU LATİF ( SEYFULLAH) HACI CEMAİL OĞLU GÂZÎ KURTİŞ (ABAZİ) Derler ki; 1880’li yıllarda doğan nesil hem ilmî, siyasî ve askerî sahalarda ağır yükler yüklenmiş, şerefli zaferlerle müşerref olmuş, hem de “bağ-ı dehr”(Zaman bağının)’in her türlü hâline tanık olmuşlardır. Anadolu’dan yükselen bir...
Muzaffer DOĞAN Sancılı bir coğrafyanın insanıyız; büyük acılar çekmiş çilekeş bir milletin mensuplarıyız.Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde gitgide gelişen Batı hayranlığı, Cumhuriyet’le birlikte, Batı’ya körü körüne teslimiyeti getirdi.Bütün müesseselerimize sırt çevirdik!“Mekteb“i,”Medrese“yi ve “Tekke“yi, Kendi köklerimizden hareketle yenileyeceğimiz halde, kapılarına kara kilit vurduk. Yerine koyduğumuz “okul“dan, “lise“den, “üniversite“den, “halkevi“nden, “köy enstitüsü“nden yetişenler,...
BALKAN’DAN ÇANAKKALE’YE-1: “İşkodra, nazlı bir Balkan ceylanı İşkodra, Fatih’in emanetidir İşkodra, bir düşün son duâsıdır Esat Toptani’nin ihanetidir Hasan Rıza Bey’in şehadetidir…” Bir medeniyet şuuruyla kurulmuş olan tüm Balkan şehirleri, her yönüyle küçük birer İstanbul’dur aslında… Üsküp, Saraybosna, Prizren, Gümülcine, İşkodra… Hepsi “firuze kubbeli”, hepsi bin bir minareli, hepsi töreli…...
DERSAÂDET YAZILARI- 17 Yazımızın başlığı Bulgar sosyalist siyasetçisi Georgi Dimitrov’a ait. Bu sözü “Gençlik gelecektir.” bağlamında değerlendirecek olursak geleceği belirleyecek unsurun gençlik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ya da “İstikbal gençlerdedir.” formülasyonu da aynı manaya gelir. “İlişkin olmak” ve “ilgili bulunmak” anlamlarına gelen “aitlik” ise esasen şeklî olmaktan ziyâde öz itibarıyla bağlı...
Mustafa Özcan Savaşta cephe gerisinde tali savaşlar yapılır. Bunlardan birisi de savaş sonuçlarını destan olarak yeni nesillere aktarmaktır. Savaşı anlatan edebi metinler ne kadar güçlü olursa savaş veya zafer o kadar ebedi ve kalıcı olur. Bu nedenle savaşı kazananlar cephe gerisini ve savaşın edebi yönünü ihmal ederlerse bir süre sonra...
YUSUF DURSUN Benim şair gönlüm, “Bir bilinmez hâl dilince,/ Gönüller birlik olunca,/ Kurt, kuzuyu yâr bilince;/ Göğsümüzde ‘hu’ diyerek,/ Yâr aşkına çarpar yürek.” dese de kurtla kuzunun yâr olamayacağını biliyorum elbette. Çünkü her canlının yaratılış gayesi farklıdır ve dünya bu gayeler üzerine oturan bir denge üzerine kurulmuştur. Benim gibi, belgesel...
DERSAÂDET YAZILARI-8 Dr. Hasan YILDIZ TBMM Dönemi (23 Nisan 1920-3 Mart 1924)* Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye Medresesinin kuruluş aşamasının Birinci Dünya Savaşının hemen öncesine denk gelmesine ve Balkanlardan Kafkaslara, Çanakkale’den Irak’a, Galiçya’dan Filistin’e, Hicaz’a ve Yemen’e kadar pek çok cephede can pazarı yaşanmasına rağmen ıslahat düzenlemelerinden sarf-ı nazar edilmediği; mümkün mertebe ve imkanlar...