Liyakat denilen şey, işi ehline vermektir. Ehil, o işle ilgili teorik ve pratik olarak tecrübe sahibi kişidir. Ancak liyakat için tek başına tecrübe, meseleyi çözmez. Esasında tecrübe bir şeyi çözmez, tecrübenin kıymeti yansıtılmasından, bir basamak olarak değerlendirilmesinden gelir. Zira hiçbir iş öncekinin aynısı değildir. Böyle olduğundan liyakat için tecrübe gereklidir...
Eğitim yöneticisi; görev yaptığı teşkilat veya kurumda, belirlenmiş olan hedefler doğrultusunda eğitimin niteliğini ve niceliğini artırmaya yönelik çalışmaları sevk ve idare eden kimsedir. Merkezden taşraya farklı ünvanlara sahip olan eğitim yöneticilerinin görev ve sorumlulukları bulundukları konuma göre yasal çerçevede belirlenmiştir. İyi bir eğitim yöneticisi olmak için öncelikle iyi bir birikim...
Biz insanların her şeye yeter gücü, gücümüz öyle büyüktür ki, deviririz dağları, hayata meydan okuruz, en açılmadık kapıları açıveririz bir solukta! Bize yüklenen bir misyon var, farkındayız her şeyin. Devdir tüm aynalar, olduğumuzdan da büyük görürüz kendimizi. Sürekli yükselmeye, sürekli yerimizden şikâyet etmeye programlanmışız. Elimizden geldiğince çıkacağızdır yukarılara. Gözümüz yükseklerde, yerdedir...
Eğitimci olmama rağmen eğitimle ilgili yazılar yazmamaya özellikle dikkat ediyorum. Birçok dostumun eğitime dair yazılar yazmam gerektiğini salık vermesine rağmen yazmamaya gayret ediyorum. Eğitime dair yazılar yazacaklarımın olmayışından değil tabi ki. Elbette eğitime yıllarını vermiş birisi olarak söyleyecek çok şeyimiz var. Arka planda yazdığım, hatıralarımı not ettiğim, eğitimin aksayan tarafları...
Gittikçe akıl başa geliyor da akıl başta değilken daha huzurluydu sanki insanlar. Çıkış yolunu bildikçe, sorunlara çözüm bulmaya akıl erdirdikçe, herkese akıl dağıtmaya başladıkça huzur falan kalmıyor. Tecrübe sükûta büründürüyor insanı ama sükût da huzur vermiyor. Sessizlik tecrübeden kaynaklı bir duruş sadece… Belki de çok konuştuğumuz zamanlar içimizden atıyorduk kirleri...