eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Süleyman Çelebi’nin İzinde Buluşmak-Merhabâ 

Asırların ötesinden gelen ve halen halk eğitimi yoluyla yerini ve tesirini koruyan, camiye giren ilk Türkçe kaynak ve aşk neşidesi bir eser Mevlid-i Şerif. Bu kıymetli eseri anlamaya ve yeni nesillere anlatmaya kendini hasretmiş bir isim Prof. Dr. Bilal Kemikli. Mana ve ruhu ile Mevlid-i Şerif’in yetişen nesillere bir çok cephesiyle anlatılması, öğretilmesi ve sevdirilmesini misyon haline getirmiş. Bu alandaki çalışmalarına bir yenisini ekledi. Bir çağdaş Mevlid-i Şerif şerhi olan ve kırk beyiti kırk yazar tarafından yazılarak yorumlanan Süleyman Çelebi’nin İzinde Buluşmak-Merhabâ kitabı yayımlandı. Editörlüğünü Prof. Dr. Bilal Kemikli’nin yaptığı kurucu metinlerimizden Mevlid-i Şerif’in çağdaş şerhi mahiyetindeki bu eser, pek çok kültür hizmetine imza atan payitaht şehri kültür başkentimiz Bursa Büyükşehir Belediyesince yayımlandı. Editörün ifadesiyle Bursa’da kırk yazar ile kırklar cemi. Ruhaniyetli şehir Bursa’da Süleyman Çelebi’nin izini sürmek, bütün aleme öz lisanıyla bir daha merhaba demek oldukça anlamlı. Cemiyeti ana kültürel kökler üzerinden birleştirip, bütünleştirerek atiyi mazi üzerinden çınarlaştıran Mevlid-i Şerif’in anlaşılmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Millet irfanına pek güzel bir armağan olan bu eser için bütün emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Aşağıda eserin ”önsöz”ünden alınan kitaba dair editör görüşünü bulmaktasınız:

Önsöz’den… 

Süleyman Çelebi, Osmanlı’nın “taş u toprak arasında” kurulduğu şehirde, Bursa’da, tam da o kuruluş sürecinde doğmuş; bildiğimiz kadarıyla burada ilim tahsil ederek yetişmiş ve yine burada çeşitli vazifeler ifa ederek ömrünü geçirmiş bir “büyük ruh”tur. Evet, o büyük bir ruhtur; zira o, bir yandan kuruluşa şahitlik ederken, “Bey İmamı” olarak Yıldırım Beyazıt’ın çok yakınında bulunduğu gibi, Osmanlı’nın ufkunu tescil eden Ulucâmi’de imamlık yapmış ve Ankara Savaşı’nın devleti sarsan haberini burada almış, böylece ortaya çıkan Fetret Dönemi’nde yazdığı Vesîletü’n-Necât ile toplumu derleyip toparlama görevini yerine getirmiştir. 

Vesîletü’n-Necât, halk arasındaki ismiyle Mevlid, yazıldığı dönem ve yüklendiği vazife açısından değerlendirildiği gibi, bir yönüyle bu milletin yeniden doğuşunun destanıdır. Bu destan, Hz. Peygamber’in manevî şahsiyeti etrafında toparlanarak yeniden var olmayı temin eden bir “milli mutabakat metni” olarak tarihte yerini almıştır. Hem bu vazifesi icabı, hem de şiiriyet ve dil zenginliği itibariyle Türk edebiyatının şaheserlerinden biridir. Nitekim bu şaheser “kurucu” vasfı ile edebiyatımızda Hz. Peygamberi merkez alan zengin bir edebiyatın doğuşuna zemin hazırlamıştır. 

Bu güzide eserin şairi, Ulucâmi’nin bilge imamı Süleyman Çelebi vefatının 600. yılında ülkemizde ve gönül coğrafyamızda anılmaktadır. Ona olan borcumuzu hatırlatan bu anma yılı, millet olarak hafızamızı tazelemeye vesile olmaktadır.  Fakat ona asıl borcunu ödemesi gerekenler, doğrudan hemşerileri olan Bursalılar olmalıdır. Nitekim Bursa, devleti kuran bir şehir olduğu gibi, kültür ve sanatımızı da kuran bir şehirdir. Şehrin bu kurucu kimliğinde, eseri altı yüz yıldır gönül coğrafyamızda okunarak inananları bir araya getiren Süleyman Çelebi’nin yeri ayrı bir öneme sahiptir. 

Süleyman Çelebi ve eseri hakkında ulusal ve uluslararası nitelikte sempozyumlar düzenlenerek akademik imkânlar çerçevesinde farklı cihetlerden incelenmiştir. Fakat asıl yapılması gereken hususlardan birinin, bu “büyük ruhun” eseri üzerinde münevverlerimizin gönül aynasına yansıyan manayı tespit etmektir. Asırlar önce kaleme alınan bu metin, bugünün kalem erbabına ne düşündürmektedir? Bu soru etrafında bir çalışma yapmanın faydalı olacağını düşündük. 

Elinizdeki bu kitap, bahse konu düşüncenin eseridir. Bunun için kalem ehli dostlarımızdan kendilerinin seçecekleri bir beyit etrafında kısa metinler yazmalarını arzuladık. Tamamen “çağrışımlar”dan oluşan bu metinlerin, Vesîletü’n-Necât’ı yeniden okumaya vesile olacağı aşikârdır. Ancak elinizdeki bu kitap, sadece edebî metinlerden ibaret bir çalışma olmasın istedik. Yazılan metni hüsnühatla buluşturalım, metin-sanat ilişkisi sağlayalım diye düşündük. Muradımız okuyucuya, bu şaheserin yaşadığımız zaman dâhilinde nasıl anlaşıldığına dair bir fikir sunmaktır. Nitekim şaheserler, sahip oldukları vasıfları hiçbir zaman yitirmezler. Bu itibarla her dönemde yeniden yorumlanabilir, zamanın ruhuna uygun olarak yeni eserlere ilham verecek şekilde ele alınabilirler. Bu fikirden hareketle hazırlanan kitaba kültür hayatımızın değerli kırk kalem erbabı yazılarıyla destek verdi, hattatlarımız adeta yeniden Mevlid’i meşk etti. Henüz yolun başındayken, bu çalışmaya Çağrışımlar adını vermek istiyorduk; ancak metinler geldikçe, şunu gördük: Dostlarımız kendi lisanlarıyla, Süleyman Çelebi’nin izinde giderek efendimize “merhaba” diyorlar… Vesîletü’n-Necât’taki “merhaba bahri”, Süleyman Dede’nin gönül gözü açık torunları tarafından yeniden dile gelmiştir. Bu sebepledir ki kitaba, Süleyman Çelebi’nin İzinde Buluşmak-Merhaba adını vermeyi uygun bulduk.  

Prof. Dr. Bilal Kemikli editörlüğünde, Bursa Kültür A.Ş. Yayınları’ndan neşredilen bu eserin milletimize ve medeniyetimize faydalı olmasını niyaz ederiz. Kitabı Bursa Kültür A.Ş.’nin internet sitesi üzerinden temin etme fırsatı bulunmaktadır. ( https://market.bursakultur.com/

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Levent Çağıran dedi ki:

    Kültür hayatımıza hayırlı olsun.