eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
31°C
Ankara
31°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Açık
29°C

Şimdi Oldu

Ressam köyün muhtarını tuvalin dışına taşımıştı. Onun hayalindeki köy tarifine hiç uymuyordu. Alabildiğine yeşil bir ovanın ortasına kurduğu köyünü yönetecek bir muhtar olması gözüne saçmalık olarak göründü. Adamın kasketi de sinirine dokunmuştu. Bastonuna ayrı sinir olmuştu.
Köyü mesken tutmuş, karnı sırtına yapışmış köpekler kimin kapısının önünde artık yemek var diye kapı kapı gezer sonra da güneş alan bir yere uzanıp miskin miskin yatarlardı gün boyunca.
Durup dururken yarı aç yarı tok köy meydanında serbestçe dolaşan köpekleri kovalıyor olması onu muhtardan çok köyün delisi gibi gösteriyordu.
Belkide bu yüzden önce kasketini sonra bastonunu sildi, adamı da tuvalin dışına kirli yıkık bir duvarın dibine taşıdı. Şimdi köyü baştan tasvir etmesi gerekiyordu.
Ah dedi; keşke hiç olmazsa çocukken bir köyde bulunmuş olsaydım. Nine yada büyük anneyle harmanlanmış bir kaç çoçukluk anısı olurdu. Bir kaç ağaçtan düşer, kızakla yuvarlanır, köpek, kedi, buzağı yada kuzularla sarılır, keçilerle kayalara tırmanırdı. Kirli bulanık yıkık duvarlı yol kenarı köyü olsun istemiyordu resmettiği. Görüp görebildiği köyler otoban kenarının uzak kenarındakiler olunca, farkında olmadan fırcanın ucunda ki renk griye bulanıyordu.
İnsanlar siyah giymişti işte tozu toprağı en çok da siyah gösteriyor. Köylü işte bunu akıl edemiyordu. Fakat muhtarın gömleği beyazdı. Tuvalin dışındaki muhtarın dedi içinden. Herkesin gömleğini beyaza boyamak geldi içinden. “Hamiş köyü mü canım bu?”diye düşündü iç sesi, iç monologu derken içinde birileri kavgaya tutuşmuştu çoktan. Evleri rengarenk boya insanların kıyafetlerini de diye ekledi. Çayır çiçekleri gibi insanlarda rengarenk olmalıydı. Dün öğrendiği bir şey geldi aklına renkli palto giymek zenginlik belirtisiymiş. Bi siyah paltosu herkesin mutlaka olurmuş. İkinci seçenek gri yada beyaz fakat birinin mavi, kırmızı yada yeşil paltosu varsa bu renkler senede bir kaç gün giyilir bu yüzden zenginlik belirtisidir. “Hadi be ordan” dedi içinden bir başka ses. Zarife yenge geldi aklına yaz kış kırmızı palto giyen Zarife yenge fukaraydı üstelik.


Kendi iç dünyası ile kavgaya tutuşmuş kendiyle çelişirken, köyün kadınlarını kırmızı giydirdiğini fark etti. Hepsi Karadeniz kadını oldu hem de kirli soluk duvarlı evlerle dolu çimsiz kahverengi yolları gri patikaları olan bir köyde dedi kendine. Geri çekilip tekrar baktı tuvale. Bir şeyler yanlıştı ama ne ? Genel olarak yanlış olanın ne olduğunun farkındaydı resme kim baksa bunu görebiliyordu fakat ne o ne de onun resmettiği köyüne bakanlar nasıl düzeltileceğini bilmiyordu. Olmamış, eksik diyorlardı da eksik olanın ne olduğunu söylemeye gelince susup kalıyorlardı. Ne olmalıydı da her şeyin tamam olduğunu hissetmeliydi bilmiyordu. Kimse bilmiyordu. Resme tekrar baktı bir kaç evi mora, kirli yıkık duvarın dibine taşıdığı muhtarın gömleğini de maviye boyadı. Eline beyaz bir bayrak tutuşturup onu tuvalin içine tamda köy meydanındaki itlerin yanına geri taşıdı. “Şimdi oldu” dedi kendi kendine. “Şimdi oldu”dedi içindeki ses. “Şimdi oldu”dedi resme bakanlar. Yalnız zarife yenge giri boz çoban köpeğinin kulağına eğilip “yine geldi sizinki” diye fısıldadı. Köpek gözlerini araladı hırıltı ile dişlerinin arasından “şimdi oldu” dedi. Bunu dişine kan değmeden önce mi söyledi yoksa sonra mı bunu kimse anlamadı. Ressam kırmızı boyayı temizlemeden fırçayı tuvalin yanına bıraktı.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.