eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Hafif Yağmurlu
20°C
Ankara
20°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C
Cuma Açık
26°C
Cumartesi Açık
26°C

Prof. Dr. İsmail Aydoğan: Kültür Temelli Eğitim

Prof. Dr. İsmail AYDOĞAN’dan maarifimize bir yol haritası: Kültür Temelli Eğitim

Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır. Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir. Çünkü insanlık ahlaktır. Meslekileşen eğitim sistemleri, ahlakı sadece bir ders haline getirmekle insanı mekanikleştirmekte, o insan da hayatı mekanikleştirmektedir. Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır. Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır. Daha açık bir ifadeyle eğitimi bir formül olarak belirtmek gerekirse;

Eğitim= ahlak x (bilgi + beceri+ yetenek)’tir.

Buna göre eğer ahlak sıfır ise istediğiniz kadar çok ve istediğiniz nitelikte bilgi, beceri veya yetenek vermeye çalışırsanız çalışın, sonuçta eğitim oluşmayacaktır. Bugünün eğitim sistemleri başarı odaklı (bu başarı kimi zaman bilgi, kimi zaman beceri kimi zaman yetenek ağırlıklı olduğu gibi, kimi zaman da her üçünü kapsayacak nitelikte olabilmektedir) oldukları için gerçek bir eğitim yaptıkları söylenemez. Çünkü gerçek eğitim ahlakla olan eğitimdir. Örneğin alan bilgisi, öğretim becerisi ve sayısal yeteneği iyi olan ama ahlaki olarak problemli öğretmenin (öğretmenlerin) yetiştirdiği öğrencinin kime hizmet edeceği belli değildir. Öğretimle kazanılan özelliklerin (bilgi, beceri, yetenek) ne amaçla kullanılacağını belirleyen şey, o insanın ahlakıdır. Ahlak, insan vücudundaki beyin gibi neyin, ne zaman, niçin, kime, nasıl kullanılacağını belirleyendir.

Eğitim, ahlaktan bağımsız olarak ele alındığında, yetiştirilen kişi/kişiler teknik anlamda yeterli (!) olacak ama insan ve toplumu hiçleyen bir anlayışla ortaya koyacakları ürünler bakımından insan ve toplum yararına olmayacaktır. Bu da dışsal denetimi zorunlu hale getirecek, denetimin olmadığı yer ve zamanlarda ise her türlü çıktı sorunlu hale gelecektir. Bu nedenlerle eğitim, insanı tek başınayken dürüst ve vicdanlı yaparken toplum içinde duyarlı, fedakâr ve özverili yapan bir süreç olarak düşünmek daha sağlıklı olacaktır.

Ancak ahlakın temelinin kültür olduğu da unutulmamalıdır. Ahlak, yaşamı düzenleyen kurallar olarak kültürden doğar, beslenir ve gelişir. Bu nedenle kültürün temel alındığı eğitimle ancak gerçek bir eğitim gerçekleştirilmiş olur. Çünkü kültür temelli eğitim bilgi ve becerinin yanı sıra nasıl iyi bir insan olunacağını ortaya koyar. Kısaca kültür temelli eğitim; her ülkenin kendi kültürüne uygun eğitim yapmasıdır. Kültürünü temel alan, kültürünün bütün unsurlarını öğreten, kültürünün gerektirdiği insan ruhunu önceleyen bir eğitim hem asıl hem de asil bir eğitimdir.

Kültür ile eğitim, insanlara düşünme biçimi aşılar. Mesela kültür insanlara doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin gibi hayatın anlamını verir. Yaşamı kolaylaştırır. Bir insanın ve bir toplumun (hatta devletin) diğer insanlardan ve toplumlardan farkını ortaya koyar. Kimlik kazandırır. Kim olunduğu, nasıl olduğu, amaçlar, hedefler vs kültür tarafından belirlenir. Bizi ve ötekiyi bize tanıtır. İnsanların tutum ve davranışlarını belirlediği gibi toplumun düzenini de sağlar. Kültür herkese, güvenlice yaşamanın anahtarlarını verir. Örneğin hırsızlık kötüdür ve hırsız dışlanır. İşte kültür temelli eğitim bu ruhu, insana ve topluma veren eğitimdir. Elbette ki, her ülkenin kültürü başkadır. Dolayısıyla her ülkenin eğitim sistemi kendi kültürünü yani düşünme biçimini insanlarına verecektir. Bu insan ve kültür farklılıkları hayatın güzellikleridir. Şimdiki dünya, kültürel olanı dışlayarak, herkesi tekdüzeleştirerek bu farklılıkları ortadan kaldırmaktadır.

Maarif dünyamıza fikir inşa eden ve zihin açan bir kitap Kültür Temelli Eğitim.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.