eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
26°C
Ankara
26°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

Prof. Dr. Ahmet SINAV: Bizde okumak “hayat kalitemizi artırmaya” yönelik değil “hayatta kalmaya” yöneliktir.

Prof. Dr. Ahmet SINAV: Bizde okumak “hayat kalitemizi artırmaya” yönelik değil “hayatta kalmaya” yöneliktir.
04.07.2021 13:20
0
A+
A-

SUNUŞ:

Prof. Dr. Ahmet SINAV(*), tıbbiye köklerinden gelen bir akademisyen. Türk düşünce hayatında fikirleri ve eserleriyle var olmuş bir isim. Konferanslar vermiş. Televizyon programlarına katılmış. Kitaplar yazmış. Halen tefekkürünü Sakarya’da sürdürmekte. 1961 doğumlu, evli ve üç çocuk babası. Bir zamanlar Türkiye’de ‘mülkiye artı harbiye’ diye başlayan cümlelerin kurulduğu dönemlerde o ‘askeriye artı tıbbiye’ mensubu olmuş. Bu iki alanı meslek olarak şahsında cem etmiş. Çok bilinen bir tabirle ifade edelim aslında ‘o bir asker’ olmuş idi. Ancak o şimdi asker değil. Yakın dönem cadı avının yapıldığı 28 Şubat döneminde gelen bir telefon, daha binbaşı rütbesinde olan Sınav’a, mesleğinden zorunlu ayrılığının haberini verir. O tarihten itibaren binbaşı rütbeli asker elbisesi evinde sakladığı bir meslek hatırasına dönüşür. Bunun üzerine hayatında bir Amerika hikayesi başlar ve yaşanır. Arkasından tekrar Türkiye’ye döner. Edirne’den mesleğine giriş yapar. Meslekî kariyerinde rektörlük ve dekanlık tecrübeleri de yaşamıştır. Kendisini 28 Şubat sonrası dönemde bir televizyon programında izlerken kullandığı kavram çeşitliliği ve derinliği ilgimizi çekmişti. Üslubu, kullandığı dil ve aydın tavrı ile insanımıza oldukça sıcak gelen bir kişilik yapısı var. Amerika geçmişini, yakın zamanda Ben Amerikadaykene adı ile kitap haline getirdi. Prof. Dr. Ahmet Sınav ile istifade edeceğinizi umduğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Kitap, okuma ve anlama alanlarına zenginlik katan bakışlar ihtiva eden bir sohbet. Buyurun okumalara efendim.

Röportaj:

Maarifin Sesi: Okuma nedir, kaliteli bir okuma nasıl yapılmalıdır?

SINAV: Okumak iki amaç için yapılır;

Birincisi, dikine okumadır ki ihtiyaç duyulan bilginin kaynaklardan öğrenilmesi için yapılır. Burada bizi okumaya yönlendiren şey ihtiyaçtır. Önceden hissedilen bu ihtiyaç ve sonrasında da o ihtiyacı gidermeye yönelik bir faaliyet söz konusudur. Eğer bu faaliyet yerine getirilemezse ihtiyaç da giderilemez. Yani bu elzem olan ve yapılması gerekli olan okumadır. Her düzeyde yapılan akademik okumalar böyledir.

İkincisi, yatay okumadır. Burada önceden bir bilgi edinme ihtiyacı söz konusu değildir. Sadece okurken alınacak haz için yapılır. Eğer faaliyet olmazsa sadece alınan hazda bir eksiklik oluşur. İhtiyaç giderilmediği için de elzem olmadığı düşünülebilir.

İki okuma formu arasındaki fark ana yemek ile sonrasında yenen tatlı gibidir. Ana yemeği yemezsek aç kalır sağlığımızı kaybederiz ama tatlı yemezsek çok da eksiklik hissetmeyiz. Ancak bir mükellef bir yemekte tatlı olmazsa da yemek ameliyesi zevk-i selim aşamasına geçemediğinden, tabiatının keyfiyeti tamamlanmamış olur.

Unutulmamalıdır ki mükemmellik ancak keyfiyetin tamamlanması ile gerçekleşir.

Maarifin Sesi: Türkiye’de okuma alışkanlığını yeterli buluyor musunuz? Geliştirmek için sizce neler yapılmalıdır?

SINAV: Türkiyemiz’de okuma alışkanlığı, maalesef çok ilkel düzeyde kalmış. Zaten uluslararası karşılaştırmalardaki yerimiz hal-i pür melalimizin yalın bir resmi gibidir. Genelden konuşursak; okumayan ve daha kötüsü okumaya ihtiyaç hissetmeyen bir toplumuz. Yapılan okumalar çoğunlukla “acil ihtiyaç giderme” şeklindedir ki onu çok ilkel bir şekilde yapıyoruz. Hissettiğimiz bu ihtiyacı sadece “sorulunca cevap verebilmek için” şeklinde özetleyebiliriz. Bu öğrencilikte sınav geçmeye, sonrasında ise sosyal iletişim için sadece ihtiyaçlarımızı karşılamaya yöneliktir. Okuduğumuz bilgi miktarı eğer bize sınav geçiriyorsa veya işimizi yapabilmemize yetecek kadar ise fazlasını istemeyiz biz.

Bir başka deyişle, bizde okumak “hayat kalitemizi artırmaya” yönelik değil “hayatta kalmaya” yöneliktir. Bu yüzen de çok düşük düzeyde kalır.

Toplumda okuma düzeyini yükseltebilmek için öncelikle talep yaratmak gerekir, bilgiye talep yaratmak. Bilginin ihtiyaç olduğunu hisseden bir insan mutlaka bu ihtiyacını gidermeye çalışacak, dolayısıyla da okuyacaktır. Ancak ezberlediği ile ihtiyacını gidermiş hisseden insan yine okumaz. Bu nedenle, sadece mevcut bilgiye değil yeni bilgiye talep oluşturmak esas olmalıdır ki, bu talep ancak çocuk yaşlarda kitap sevdirilirse gerçekleşir.

Maarifin Sesi: Okuma eğitimi/eğitimin okuma hedefleri için önerileriniz nelerdir?

SINAV: Kitap hayatımızdaki diğer şeyler gibi sevilirse sahiplenilen, sevilmezse benimsenmeyen bir varlıktır. İlkokullarda okuma ödevleri, okuma yarışmaları düzenleyerek yapılan kitap sevdirme eğitimleri, çocukluğumuzda faydalı diye zorla yedirilip, büyüyüp de anne baskısından kurtulunca mecbur hissetmediğimiz için yemediğimiz karnabahar yemeği gibidir. Halbuki karnabahar bir çocuğa tadını seveceği bir tarzda sunulsa onu ömrü boyunca severek yiyecektir. İşte bu sebeple Çocuk Kütüphaneleri’nin önemi çok büyüktür. Mevcut kütüphanelerin formatı değiştirilmeli, okul çocuklarının ödev yaptığı yerler olmaktan, okul öncesi çocukların kitap ile eğlendiği mekanlar haline evirilmelidir. Böylece çocuk daha okumayı bilmeden kitabın renkli, eğlenceli dünyası ile tanışmalı ve o dünyanın ancak okunarak keşfedilebileceğine inanmalıdır. Böylece okumayı seven çocuk ömrü boyunca bilgi ihtiyacı hisseder ve okur.

Maarifin Sesi: Kendi okuma yöntem ve zamanlarınızı anlatabilir misiniz?

SINAV: Ben maalesef kitabın renkli dünyası ile çocuklukta tanıştırılmamış birisiyim. Bunda anne ve babamın hiç okul eğitimi görmemiş olmalarının bir rolü olabilir. Ama onları bu nedenle suçlamak yanlış olur. Onlar bildiklerinin en iyisini verdiler ve bizi bilginin kapısına, okula kadar getirdiler. Sonrası da okulun öğrettiği okuma ihtiyacı kadar hissedip, ancak akademik okumayı öğrenebildim. Bu yüzden olmalı ki merak etmediğim bir bilgiyi, sadece öğrenmiş olmak için okuyamıyorum. Buna kendimi ne kadar zorlasam da maalesef başladığım bir kitabı bir müddet sonra bitirmeden bırakmak durumunda kalıyorum.

Maarifin Sesi: Kitap okuma da ilk on favori/öncelikli kitap listenizi bize verebilir misiniz?

SINAV: Ancak kariyerim gereği ihtiyaç hissettiğim konularda dikine okumalar yaparım. Yatay okuma konusunda iyi bir örnek değilim. Kendimi yeterli ve hevesli görmüyorum. Bu nedenle de kitaplığımda okunmamış çok kitabım var ama bir favori okuma listem yok. Maalesef.

Maarifin Sesi:: Bu sohbet için çok teşekkür ediyoruz.

SINAV: Ben teşekkür ederim.

Prof. Dr. Ahmet SINAV(*)

biyografi

Prof. Dr. Ahmet SINAV 1961 yılında Yeşilova’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Denizli’de tamamladı. Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde tamamladı. 1987-1989 yılları arası Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim dalında uzmanlık eğitimi aldı. Anatomi alanında 1993 yılında yardımcı doçent, 1995’da doçent unvanı elde etti.

Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Columbia University, College of Physicians and Surgeons (Tıp Fakültesi) Associate Research Scientist unvanıyla 8 yıl klinik anatomi hocalığı yaptı. 2007 yılında Medical College of Georgia’da profesör oldu ve 3 yıl süre ile full Professor olarak çalıştı. Bu süre içinde Anatomy ve Neuroanatomy ders direktörlüğü görevlerinde bulundu.

2010’da Türkiye’ye dönüp Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nda Profesörlük, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Dekanlık yaptı. 2013-2017 arası Gaziantep’te SANKO Üniversitesi’nde Kurucu Rektör olarak görev yaptı. Prof. Dr. SINAV, bu görevlerinin yanı sıra, T.C. Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Sanat Eğitimi Konsey Üyeliği, Tıp ve Sağlık Bilimleri Eğitimi Konsey Üyeliği, Üniversitelerarası Kurul tabii üyeliği ve çeşitli komisyonlarda başkanlık görevlerinde bulundu. 2010-2016 yılları arasında Medical College of Georgia, Anatomi departmanında Adjunct Professor olarak görev yaptı.

Tıp doktorluğu ve anatomi uzmanlığının yanı sıra profesyonel bir ressam/illüstratör olan Dr. SINAV, 1988-1992 yılları arasında Diyanet Çocuk Dergisi’nin Sanat Direktörlüğü, Grafik sanatçılığı, Kitap ressamlığı gibi sanat ve görsel iletişim alanlarında çalışmalar yaptı, sergiler açtı, konferanslar verdi.

2010-2020 arası USA’dan board sertifikalı bir tıp ressamı (CMI, Certified Medical Illustrator) olan odan Dr. SINAV, aynı zamanda Board of Certification of Medical Illustration’a daimi üye olarak seçildi ve 9 yıl müddetle aynı sertifika sınavlarında görev yaptı.

Halen Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Anatomi Profesörü olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda kendi adına geliştirdiği www.sAnatomy.com projesinde interaktif eğitim materyalleri konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

İyi derecede İngilizce bilir. Patricia SINAV ile evli olup, Leyla, Nezahat ve İhsan adında üç çocuk babasıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.