eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
30°C
Ankara
30°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
30°C

Ödünç Hayatlar

Ödünç Hayatlar
15.10.2021 08:30
0
A+
A-

Başkasının hayatını yaşamaya çalışıp da kendi hayatına çekidüzen veremezsin.

Öyle kötü bir huyun varsa bu kötü huydan vazgeçsen bile kendine çekidüzen veremezsin.

Bazı şeyleri kabullenmek gerekiyor galiba.

Sokak kedisi mi olmak istiyorsun, ciğercinin kedisi mi diye anket yapsak, kuyruk sallama sesleri gelir uzaktan yakından her yerden.

Hani diyor ya Orhan Veli…

”Uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;

Sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;

Senin yiyeceğin kalaylı kapta;

Benimki aslan ağzında;

Sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik

Ama seninki de kolay değil, kardeşim;

Kolay değil hani;

Böyle kuyruk sallamak Allah’ın günü.”

Doğru değil mi?

Fazladır ciğercinin kedisi olmak isteyen.

İçeride üst baş perişan, dışarıda parlak ve cilalı bir görüntü.

Ciğercinin gittiği otelin havuzundan fotoğraf karesi paylaşmak…

Ne müthiş bir getirisi vardır aman Ya Rabbi!

Bir araştırma okumuştum yakın zamanda.

Araştırmanın zamanını bilmiyorum ama kölelik ile ilgili çalışma yapanlardan bir tanesi diyor ki,

Köleler arasında araştırma yaptık, kölelerin yüzde 95’i azad edilmek istemiyor, kalan yüzde beşi de, barınma ve iaşe temini garantisi verilirse azad olmak istiyor…

Farklı mıyız köleden?

Akşam iş çıkışı evimize gelmek bizi köle olmaktan kurtarıyor mu?

Sadece isim değişikliğine gidilmiş işte.

Kim nefret ettiği işten ayrılmak ister şuan?

Başkasının nefret ettiği işe girmek için sırada bekleyen yığınlarca insan varken?

Adının ne olduğunun önemi yok.

Kölelik iyi mi kötü mü onu tartışmak da bir yerden sonra yersiz.

Asıl önemli olan, biz neyiz, nerede duruyoruz, nerede durmamız gerek? gibi sorulara cevap bulmamız gerek.

Ciğercinin kedisine hayran olup da sokak kedisine düşman olmak bizi görgüsüz yapar sadece.

Sokak kedisi gibi olmak istemek de doğru değildir.

Biz insanız kardeşim.

Bir yere kadar taklit edebiliriz, bir yere kadar öykünme olabilir başkalarına.

Ama el ayak çekilince, yani akıl başa gelince kendimiz olmak zorundayız.

Bizi biz yapan en önemli haslet kendimiz olmaktır.

Bir insan bize yaklaştığı zaman bizde başkasını değil kendimizi görmeli.

Hissetmeli bunu iliklerine kadar.

Hissettirmeliyiz biz de…

Zira, ödünç alınan hayat herkesin üzerinde eğreti durur…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.