eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
20°C
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Pazar Açık
22°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C

Ahmet TEK

Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi mezunu. Hürriyet Gazetesi’nde mesleğe başladı. Muhabir, Yurt Haberleri Müdürlüğü ve idarecilik yaptı. Anadolu Ajansı’nda muhabir, editör, Yurt Haberler Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Haber Akademisi Koordinatörü olarak hizmet verdi. Sürekli Basın Kartı sahibi. Milli Güvenlik Akademisi, basın kuruluşlarının düzenlediği çalıştaylar ve Anadolu Ajansı’nın muhabir yetiştirme programında habercilikle ilgili dersler verdi. Uluslararası medya eğitim programlarına katıldı. Baykuş koleksiyoneri, bibliyofil ve seyahat tutkunu.

    Haydi Gökyüzüne Bakalım!

    Binalar yükseldikçe incelikler alçalır, binalar arttıkça nezaket azalırmış. Beton saltanatına teslim olmuş bir dünyanın gökyüzüne bakmayı unutan insanlarına dönüştük. Binalarını yükseltip, insanlığını alçaktan dönemin canlıları damgasını yemek istemiyorsak başımızı kaldırıp göğe bakmalıyız. Prof. Dr. Sadettin Ökten “İnsanın gökyüzüne bakacak vakti olmalı. Yapamadım, yetiştiremedim, hiçbir zaman bitmez.” demiş.

    Sema’yı kız ismi sanıp anlamını bilmeyenler var. Âsuman’ı çoktan unuttuk. Yarabbim, ne günlere kaldık! Bu toprağın insanlarının kelime havuzlarını delik deşik edip boşaltanlar kimler? Fikir kuraklığının sorumlularına yazıklar olsun!

    Sema’yı bilmeyen Ahmet Haşim’in “Merdiven” şiirinden nasıl zevk alacak? “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden / Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak / Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak” dizelerindeki sema’yı “duymadım, bilmiyorum, tanımıyorum” diyen öyle çok kişi var ki!

    Güftesi Süleyman Nazif, bestesi Şerif İçli’ye ait;
    “Derdimi ummana döktüm âsumâna inledim /
    Yâre de âğyâre de hal-i derûnum söyledim /
    Âşina yok derdime ben söyledim ben dinledim/
    Gözlerim yollarda kaldı gelmedin çok bekledim.” diyen Hicâz şarkıya eşlik eden kaldı mı?

    İnsanın mutluluğu ve huzuru ile ruh zenginliği semayı görebildiği kadarmış. İmam Gazali’ye göre göğe bakmanın sayısız faydalarından bazıları şöyle:
    1-Vesveseleri azaltır.
    2-Allah’ı hatırlatır.
    3-Aşıkları teselli eder.
    4-Hüznü ve kederi azaltır.
    5-Kalbe Allah’ın büyüklüğünü yayar.
    6-Karamsarlığa iyi gelir.
    7-Korku vehmini giderir.
    8-Kötü düşünceleri yok eder.
    9-Sevenleri birbirine alıştırıp yakınlaştırır.
    10-O duâların kıblesidir.

    Cahit Zarifoğlu, lâfı uzatmamış, şairliğinin gereğini yapmış: “Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir” demiş. 

    Gökyüzü insanlığın ortak çatısı. Yıldızlar ve bulutlar hepimizin ortak malı. Çocukluk döneminde, gecenin karanlığında gökyüzüne bakıp, yıldız saymamış kişi olabilir mi? Çocukluk döneminde, ikindi serinliğinde masmavi gökyüzüne bakıp, tombul bulutlara binme hayali kurmamış kişi var mıdır?

    Nasıl bir dünya, nasıl bir hayat, yaş aldıkça göğe bakmayı unutturuyor bize.

    Edip Cansever “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / hiçbir yere gitmiyor” demiş. Ha bakılmayan gökyüzü ha unutulan çocukluk. Hiçbir yere gittikleri yok da biz çoktan başka yerlerdeyiz.

    Dünya tarihinin en iyi yazarlarından birisi olarak bilinen Tolstoy, Dünya edebiyatının başyapıtlarından Savaş ve Barış adlı romanındaki Prens Andrey Bolkonski’ye şunları söyletir:

    “Nasıl olmuş da ben bu yüksek gökyüzünü daha önce görmemişim? Sonunda onu görebildiğim için öyle mutluyum ki. Evet! Bu sonsuz gökyüzünden başka her şey boş, her şey yalan. Ondan başka hiçbir şey, hiçbir şey yok. Fakat hatta o da yok, hiçbir şey yok, sessizlikten, sessizliğe ulaşmaktan başka. Tanrı’ya şükür.”

    Havadan sudan konuşmak bile şifa imiş. Yerde tevazu, gökte ferahlık varmış. Göz derya, seyir bedava. Başımızı kaldıralım, göğe bakalım. Umudu ve huzuru yanımıza yoldaş alalım. Sessiz, sakin, azametli sonsuz güzelliğe bakmanın tam zamanı. En güzel hayaller gökyüzüne bakarak kurulur.

    Gökyüzüne bakmak, kendini bilmenin, kendini tanımanın, kendini görmenin yoludur.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Isik Hanci dedi ki:

      Sayın Arkadaşım Semaya bakmanın önemini bir belgesel örneği ile daha önce Yorumuma yazdım. Semaya bakmanın başka bir yorumu; Eğer biri tarafından haksızlıklara uğramış isek,o kişiye misilleme olarak haksızlık düşünme yerine karşılaştığımız zaman gökyüzüne bakıp, o haksız zata semada “Allahın olduğunu ” hatırlatmak uğradığımız haksızlığın cezasını Allah’ın vereceğini ima etmek bir sakinlesme halidir. Sonuç: İnsanlarla olan ilişkilerimizde sık sık olumsuzluklarla karşılaşırız.Insanin tabiatı gereğidir.Boyle durumlarda,karşılaştığımız yanlış yapan kişiye Semaya bakarak Allah’ın orada olduğunu hatırlatmak kişinin sakinlesmesi için yeterlidir. Isik

    2. Mehtap Doğan Can dedi ki:

      Huzur istiyorsan gökyüzüne bak,kendini bulmak istiyorsan gökyüzüne bak,dualarına cevap istiyorsan gökyüzüne bak,geleceğine mesaj istiyorsan gökyüzüne bak,deniz görmek istiyorsan gökyüzüne bak,hayal kuramiyorsan gökyüzüne bak….
      Yine harika bir yazı ,şifa niyetine…

    3. Murat Ay dedi ki:

      Üstadım gönlünüze sağlık.